Hakkari Temmuz ayına çok sıcak başladı. Türkiye’nin ve dünyanın değişik yerlerinde yaşayan insanlar Hakkari’yi görmeyi-gezmeyi tercih ediyor.
Aşılması zor dağlar, derin vadiler, uçsuz-bucaksız yaylalar, gizemiyle insanları özellikle de doğaseverleri kendine çekiyor.
Buna mukabil Hakkari’ye aşırı bir siyasetçi ve bürokrat akını da var.
Devletin ‘en üst’ kademesinden belirli aralıklarla peş peşe ziyaretler yapılıyor kentimize.
Son on beş yıl içinde ‘bakan’ veya ‘bürokrat’ olarak atanan hemen herkesin ilk ziyaret ettiği şehir Hakkari olmuştur diyebilirim.
Böyle bir alakaya mazhar olmak Hakkari’ye ancak gurur verir.
Devlet adına yetkilendirilmiş kimseler bir yöreye ne kadar çok ziyarette bulunursa orasının kalkınması için bir o kadar avantaj sağlanmış demektir.
Bu ziyaretlerden Hakkari ne kadar nasiplendi derseniz size bir kıssa ile cevap vermek isterim.
Zamanında işyerimiz cami pasajında iken, Allah rahmetine kavuşmuş bir imam abimiz vardı.
Kendisi ile sohbet ederken;
-Hocam pasajımız doluyor, komşularımız artıyor demiştim.
Hocam şu cevabı vermişti:
-Cengiz ben cemaatimde bir artış görmüyorum!..
Bu aslen yukarıdaki konuyu çok güzel özetliyor.
Bu güne kadar yapılan ‘üst düzey’ ziyaretlerin, şehrin kalkınmasına yatırım manasında bir katkı sağlamadığını üzülerek gözlemlemekteyiz.
Siyasetçilerin veya bürokratların bir yere yaptığı ziyaretlerde üç temel hedef vardır.
-Devlet
-Siyaset
-Halk
Kendi bakanlıkları yetkisindeki kurumların durumunu yerinde görmek-incelemek, o yörede görev yapan personellerle bir araya gelmek üzere temaslarda bulunurlar.
Sonra bağlı bulundukları siyasi partinin yetkilileri ve partililerle buluşma gerçekleştirirler.
En sonunda bakanlığın sorumluluğundaki kurumların talepleri ele alınıp, halkın sorunlarını dinlerler.
Ziyaret ‘bakanlık’ seviyesinde olunca, “acaba ne söz verdi” diye merak dolu sorular da sorulur.
Yakın zaman da ‘bakanlık’ düzeyinde Hakkari’ye iki ziyaret gerçekleşti.
Önce Ulaştırma ve Altyapı Bakanı, üç gün önce de İçişleri Bakanı Hakkari’ye teşrif ettiler.
Bu bakanlarımızın Hakkari temaslarında devlet ve siyaset adına yürüttükleri faaliyetleri kısmen basından takip etme fırsatımız oldu.
Devlet geleneğinde, ‘devlet ile ilgili temaslar’ kısmen veya tamamen açıklanmayabilir.
Mensubu oldukları siyasi partileri zaten ziyaret ediyorlar.
Bizi ilgilendiren tarafı elbette Hakkari.
Hakkari’nin şehirleşme adına yaşadığı temel sıkıntıların başında bu ‘iki bakanlığı’ ilgilendiren sorunlar var.
Sorunlarımız belli...
Yol!
İçme suyu!
Çöp arıtma tesisi!
Yol Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın konusu.
Sayın bakan, alternatif yoldan hiç bahsetmedi. Zap üzerine yapılan üç köprünün açılışını yaptı ve gitti.
Alternatif yolun ne kadar önemli olduğu, ne kadar gerekli olduğu bu günlerde yine ortaya çıktı.
Van tarafı dahil mevcut ‘tek yol’umuz bakım-onarımdan geçiyor. Çalışmalar oldukça memnuniyet verici.
Ancak açıldığından bu yana her yaz, bu yol da bakım-onarım, istinat duvarı ve genişletme çalışmaları yapılmaktadır.
Normal şartlarda karayolları yetkililerinin; “ Mevcut yolda çalışma olacağından sürücülerin falanca yolu kullanmaları gerekir” demesi lazımken, ‘başka yol’ olmadığı için, yol çalışması akan trafikle beraber, toz-toprak içinde yapılmaktadır.
İş makineleri beş dakika çalışıp, yirmi dakika araçların geçmesini bekliyorlar.
Sıcak asfaltın bile tartışıldığı bir çağda, sağolsun karayolları, yolumuzun bir çok kısmına mıcır asfalt uygulaması yapmış.
Sürücüler dikiz aynalarına, ‘Ayetel Kürsi’ takıp yola çıkıyorlar.
-“Allahım bizi taşlardan koru, Ya Rabbim aracımızın camına taş isabet ettirme” diye dualarla toz-toprak içinde ilerliyorlar.
Herkesin ortak duası; Allahım yönümüzü Van-Hakkari yoluna düşürme!
Devletin ‘en üst’ kademesinin sürekli olarak ziyaret ettiği bir İl’in yolu böyle mi olmalı?
Allahtan hava yolu var!
Alternatif yolun zaruri olduğunu çok net görmekteyiz.
Malumunuz belediyeler İçişleri Bakanlığı ve Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlıdırlar.
Hakkari’nin sürekli ve temiz akan ‘içme suyu’na ihtiyacı var.
Yine çok elzem olarak, Yüksekova ve Çukurca ilçeleri de dahil olmak üzere çöp arıtma tesisine ihtiyacımız var.
Hakkari Belediyesi’ne bu konularda “maddi” destek verilmesi hususunu ısrarla dile getirdik.
Sayın Bakanlarla ile görüşebilen yetkililer, siyasetçiler STK temsilcileri bu konularda bir ‘söz’ alabildiler mi?
Hakkari bu ‘üst düzey’ ziyaretleri ıska geçmemelidir.
Bahsettiğimiz ‘bakanlıkları’ çok yakından ilgilendiren, “Hakkari’yi olası bir depreme hazırlama” senaryosu ile ilgili çalışmaların olmadığını görmekteyiz.
Kentsel dönüşüm, yorgun kamu binalarının yıkımı ve yeniden inşası olası bir depreme yakalanmadan önce bitirmemiz gereken işlerin başında geliyor.
Yarın çok geç olabilir!..