Türkiye, yıllarca sosyo-ekonomik kalkınmanın temel lokomotifi olarak gördüğü, gelecek için büyük umut beslediği genç nüfus avantajını iki binli yılların başından itibaren kaybetmeye başladı.
Daha önce “genç nüfus” kategorisinde olan Türkiye hızla “yaşlı nüfus” grubuna ilerliyor.
Gelecek yirmi yıl içinde mevcut doğurganlık rakamları ile nüfusun artmak yerine azalacağı tahmin edilmektedir.
Peki bütün bu olumsuzlukların ışığında genç nüfusumuza gereken kıymeti veriyor muyuz?
Genç, gençlik denince, akla hemen eğitim geliyor.
“Ağaç yaşken eğilir” sözünden hareketle, bir insanı aileden üniversiteye kadar uzanan bir ömür yelpazesinde eğitime tabi tutuyoruz.
"Öğrenmek, yalnızca belirli bir döneme sığdırılamayacak, insanın varoluşu boyunca devam eden ve hiç bitmemesi gereken en temel bir ihtiyaçtır."
Gençlik üzerinden sözü Hakkari Üniversitesi’ne getirmek istiyorum.
Üzülerek belirtmek isterim ki; Hakkari’de eleştirilere en çok maruz kalan kurumlara baktığımız zaman Hakkari Belediyesi’nden hemen sonra Hakkari Üniversitesi gelmektedir.
Bu günlerde hakkında çok da olumlu haberler okuduğumuz bir üniversite.
Yüzde doksanların üzerinde bir tercih oranına mazhar olmuş, Hakkari’nin eğitim seviyesinin yükselmesinde önemli rol oynamış bir eğitim kurumu.
O zaman eleştiriler neden?
Üniversiteler kuruluş felsefeleri bakımından bir ülkenin, özelinde bir şehrin en önemli kurumlarıdır.
Eğitim hayatlarını tamamlayıp, yaşamın değişik kademelerinde yer edinmek isteyen insanlar için son eşik üniversitedir.
Meslek sahibi olmak isteyen insanlar bu üniversitelerde okumak için bir memleketten diğerine, hatta başka ülkelere dahi gitmektedirler.
Peki Türkiye’nin değişik memleketlerinden eğitim için binlerce genci Hakkari’ye getirecek Hakkari Üniversitesi yeni eğitim öğretim dönemine hazır mı?
Ya da on sekiz yıldır neden hazır değil?
Eleştiriler bu alanda yoğunlaşıyor.
Hakkari’nin coğrafi konumu, üniversitenin yanlış yere yapılması, belli dönemlerde yanlış yönetilmesi on sekiz yıldır hala tam olarak kuruluş döngüsünü tamamlayamamasına sebep olmuştur.
Bu süre zarfında bizimle beraber kurulan komşu illerin üniversiteleri, bizi yarı yolda bırakıp yollarına devam ettiler.
Ama biz artık buna takılmıyoruz.
“Oldu bir kere” deyip sineye çekmekten başka çaremizde yok.
Peki herşeyi sineye çekmek olur mu?
Bu üniversiteyi tercih eden öğrencilerin/ailelerinin beklentilerini,
Türkiye’nin beklentilerini dahası Hakkari’nin beklentilerini nasıl yok sayacağız?
Öğrenciler tarafından kapasitesinin tamamına yakınının tercih edilmesini Hakkari Üniversitesi’nin çok iyi okuması gerekir.
Akademik eksiklerin başında, bilgi sahibi olduğumuz kadarı ile üniversite hocalarımızın ikamet olarak Hakkari’yi tercih etmemeleridir.
Enerjilerinin büyük bir bölümünü Van-Hakkari karayolunu aşmak için harcayan bu hocalarımızın artık Hakkari’de ikamet etmeleri sağlanmalıdır.
Hakkari’de aileleri ile yaşamalarının önündeki engeller ortadan kaldırılmalıdır.
Üniversitenin kapasitesinin artırılması, eğitim kalitesinin yükseltilmesi ve yeni bölümlerin açılabilmesi için öğretim görevlilerinin Hakkari’ye gelmelerinin önündeki engellerin ortadan kaldırılması ile mümkün olacaktır.
Diğer bir husus ise üniversitenin fiziki şartları ile ilgili.
Malumunuz mevcut öğrenci yurdumuz kampüse uzak hem de yetersiz.
Kiralama yoluyla takviye bir yurdumuz var.
Merzandaki yurtdun içine yeni bir bina yapılacak olmasından yola çıkacak olursak “yetersizlik” sorununu kısmen çözmüş olacağız.
Öğrencilerin yurttan kampüse taşınması işi Hakkari Belediyesi tarafından sağlanmaktadır.
Ancak bu öğrenciler toplu taşıma araçlarına binmek veya yurtlarda yaşamak için Hakkari’ye gelmiyorlar.
Bu insanlar Hakkari’ye, Hakkari Üniversitesi için geliyorlar!
O zaman bu insanların yurtlarda ve toplu taşımada yaşadıkları sorunlardan direkt olarak “üniversite” sorumludur.
Yurtlardaki yemeklerin kalitesi, suyun sürekli akması, öğrencilerin güvenliği, odaların hijyeni gibi yaşamsal aktivitelerin sorunsuz bir şekilde yürütülmesinden Hakkari Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü sorumlu olsa da, Hakkari üniversitesi bizzat bu işleyişin takipçisi olmalıdır.
Aynı şekilde toplu taşıma araçlarının zamanında gelip gitmesinden, araç içi güvenliğine kadar Hakkari Üniversitesi’nin söz söyleme hakkı vardır diye düşünüyorum.
Hakkari Üniversitesi Zeynel Bey Yerleşkesi’ne ulaşmak için iki yolumuz mevcuttur.
Kıran Mahallesi’nden geçen yol, kampüs yoluna değil, yayla yoluna benziyor.
Hakkari Merkez’den başlamak kaydı ile kampüse kadar bölünmüş ve kaldırımı olan bir yola dönüştürülmesi lazımdır.
Gençlerimiz yürümek suretiyle de bu yol üzerinden ders başı yapabilmelidirler.
Bu yol görünümünü güzel kılacak, üniversite ve Hakkari’ye ayrı bir hava katacaktır.
Bunun için belediye ile işbirliği yapılarak bu yolun bir an önce yapılması elzemdir.
Sümbül Mahallesi üzerinden üniversiteye bağlanan yol, yerleşkenin ana yoludur.
Çevre yolundan ayrıldıktan sonra bir kampüs alanına giden yol emaresi göstermemektedir.
Hakkari Belediyesi’nin gücü yoksa, Türkiye’nin herhangi bir belediyesi’nden veya başka bir kuruluşundan veyahut bir işadamından yardım alınmak sureti ile; Yolun tam çevre yolundan ayrıldığı kısma, bir üst geçit şeklinde veya viyadük tarzı, şık ve göze hoş gelen bir yapı inşa edilebilir.
Girişte güzel bir nizamiye kurulmalı, yolun etrafı yeşillikle, süslemelerle donatılmalı ki, her an göçecekmiş görünümünden kurtulsun.
Daha Depin Mevkii’nde bu şehirde bir üniversite olduğu hissiyatına kapılmalı insanlar.
Görünürlük bu işin olmazsa olmazıdır.
Zeynel Bey Yerleşkesinin mevcut görünümü bir “kampüs” alanı gibi değil “TOKİ” konutları bölgesi gibi duruyor.
Kampüs alanlarının özellikle üst yapılarının göze hitap edecek şekilde tasarlanmaları için ayrıca bir ar-ge çalışmasına gerek yoktur.
Herhangi bir üniversiteyi rol model olarak ele almanız yeterli olacaktır.
Hakkari Belediyesi üzerindeki ölü toprağını kısmen atmış gibi görünüyor.
Misafirlerimizi ağırladığımız “ortak evimiz” Hakkari Merkez’de üst yapıda komple bir onarıma gitmesi olumlu bir adımdır.
Aynı performansı Hakkari Üniversitesi’nden de bekliyoruz.
Belli ki, önümüzdeki süreçlerde bu şehir ziyadesiyle insanın uğrak yeri olacak.
Dağcısı, yaylacısı, öğrencisi, sporcusu derken, yerli yabancı misafirlere hazırlık yapmamız gereklidir.
Hakkari Belediyesi, Hakkari Üniversitesi, işadamları ve esnaflar bunun altyapısını şimdiden oluşturmalıdırlar.
Esnafımız üniversite öğrencilerine hitap eden, yeme-içme ve eğlence sektörüne yönelik yatırımlarını hızlandırmalıdır.
Şehrin coğrafi konumunu ve nüfusun az olmasını fırsata çevirip, buraya yerli yabancı turist ve öğrenci çekebilirsek, bu “şehri” yaşatabiliriz.
Bu da ancak ilgili kurumların eş güdüm içinde çalışması ve eksikliklerini bir an önce gidermeleri ile mümkün olacaktır.
Tanıtım yoluyla insanların Hakkari’yi daha fazla tercih etmelerini istiyorsak, görsel açıdan zengin bir Hakkari yaratmamız yerinde olacaktır.