Bir ‘Baba’lık Hikayesi...
Yılda bir kez de olsa babaların hatırlanması, bir baba için umulmaz bir mutluluk.
Bu günü bu kadar anlamlı kılan, bu günün ‘baba’lara atfedilmesinden çok böyle bir fikrin bir kadın tarafından ortaya atılmış olmasıdır.
Eşini kaybettikten sonra altı çocuğuna tek başına bakan Amerikalı bir babanın kızı olan Sonora Smart Dodd, babasının bu fedakarlığının özel bir günle anılması gerektiğini düşünmüş.
En nihayetinde erkeği yine bir kadın düşünmüş!..
Şüphesiz bir erkeğin ulaşabileceği, erişmek isteyeceği en yüksek mertebe ‘baba’ olmak.
Bir baba ömrünü rahatlıkla evladına adayabilir.
Bir baba, ancak evladının kendisinden ‘iyi’ olmasını ister.
‘Baba’ların bütün trajik hayat hikayelerinin altında evlatlara adanmışlık vardır.
Yerin altında yüzü kömür karasına bulanmış ‘baba’!
Sıcacık ekmeği soframıza getiren ‘baba’!
Asgari ücrete çalışan ‘baba’!
Savaşta, nöbette, fabrikada, tersanede, tarlada, yolda her yerde ‘baba’!
Kendisi için değil, evladı içindir verdiği bu mücadele.
Dünyanın her tarafı ‘baba’ların hikayesi ile dolu.
Evlatlarına daha iyi bir gelecek sunmaktır bütün gayeleri!..
Yaşadığımız çağ babaları yüreği avucunda sıratta bekletiyor.
Dünya evlatlarımız için hiç güvenli bir yer değil artık.
Bir baba hiçbir zaman başını rahatlıkla yastığa koyamaz.
Geceleri yatağında mı, nefes alıyormu diye defalarca kontrol ettiğimiz evlatlarımıza dışarıda pek de merhamet gösterilmiyor.
Çocuklarını güvenli bir ortamda yetiştirip büyütmek gayreti, ‘baba’nın ömründen ömür alıp götürüyor.
El bebek gül bebek yetiştirdiği evladını evlendirip ‘mürüvvetini’ görmek bir babanın en büyük dileğidir.
Ama günümüzde bir babanın eziyeti tam da burada başlıyor.
Yuvası dağılır mı?
Şiddete maruz kalır mı?
Gittiği yerde başına bir şey gelir mi?
İş bulur mu?
Kirasını ödeyebilir mi?
Allah hiç bir anne-babaya evlat acısı yaşatmasın.
Büyüt, yetiştir, okut, askere yolla, binbir güçlükle yuvasını kur.
Sonuç hiç değişmiyor:
Yaşı kaç olursa olsun, maddi-manevi durumu ne olursa olsun.
Baba hep tedirgin!
Bir babanın tüm ömrü “bunu da evladım için başarırsam saadete ereceğim” hayali ile geçer.
Çocuklarının hayattaki başarıları-başarısızlıkları, olumlu-olumsuz tercihleri, sağlık durumları direkt olarak babaları ilgilendiriyor.
Bu nedenle bir babanın çocuklarından bağımsız bir ‘yaşam’ planı yoktur.
Evlatların toplum içinde edindikleri itibar babayı hayatta onure eden en güzel davranıştır.
Bir baba, kendisinin yaptığından çok evladının hatasından utanır.
Kendi başarısından çok evladının başarısı ile gururlanır.
Çünkü toplum bir bireyi değerlendirirken, verileri baba üzerinden değerlendirir.
Atalarımız babanın bu mutlak sorumluluğunu şöyle özetlemiş:
“Bir çocuğun kusurları, genellikle babasının eksikliklerinin aynasıdır."
Yani bir toplumun, bir ailenin ayakta kalıp barış ve mutluluk içinde yaşamasında babanın rol model etkisi vardır.
Evlatlara düşen görev, hayattayken babalara gereken kıymeti verip onları hoş tutmaktır.
Unutulmamalıdır ki;
Babalar birgün sessizce giderler.
Sonsuza kadar!
Bir daha asla geri dönmemek üzere...