Milyonlarca emeklinin gözü bugün açıklanacak Temmuz zammında. Hakkari'deki emekliler de maaşlarına yapılacak artışı merakla bekliyor.

Ancak ne yazık ki bu umut, maaşların hesaba yatmasıyla değil, markete gidilmesiyle sona eriyor. Çünkü açıklanan zam oranları ile çarşıdaki, pazardaki ve marketteki fiyat artışları arasında derin bir uçurum bulunuyor.

Ankara'da hazırlanan ekonomik tablolar ile Hakkari'nin sokaklarındaki hayat arasında büyük bir fark var. Kağıt üzerinde artan maaşlar, gerçek hayatta küçülüyor. Maaşınız yüzde 20 artsa da, temel ihtiyaçlar yüzde 50 zamlanmışsa, artışın hiçbir değeri kalmıyor.

Emekli, maaşının yükseldiğini görmekle kalmıyor; aynı zamanda alım gücünün hızla eridiğine de şahit oluyor. Emeklinin cebine giren para birkaç gün içinde erirken, temel ihtiyaç ürünleri her geçen gün daha da pahalı hale geliyor.

Bugün Hakkari'de yaşayan bir emekli markete girdiğinde yalnızca alışveriş yapmıyor; aynı zamanda ekonomik gerçeklerle yüzleşiyor. Birkaç poşet temel gıda ürünü için ödediği rakam, geçen yılın iki katına yaklaşırken maaşındaki artış bunun çok gerisinde kalıyor. Elektrik, su, doğalgaz, ulaşım ve sağlık harcamaları derken emeklinin elinde bırakın ay sonunu gün sonunu getirecek kadar bile kaynak kalmıyor.

Sorulması gereken soru şudur: Eğer maaşlar artıyorsa neden emeklinin sofrasındaki ürünler azalıyor? Eğer ekonomik göstergeler iyileşiyorsa neden emekli her geçen gün daha fazla borçlanıyor? Eğer refah büyüyorsa neden Hakkari'deki emekli torununa harçlık vermeyi, evine et almayı ya da rahat bir nefes almayı lüks olarak görüyor?

Gerçek enflasyon, vatandaşın cebinde hissedilendir. Hakkari'de yaşayan emekli için enflasyon; televizyon ekranlarında açıklanan oranlar değil, kasada ödenen fiştir. Market çıkışında elde kalan bozuk paradır. Kış aylarında yakılmayan kombiler, ertelenen sağlık kontrolü ve eksiltilen mutfak masrafıdır.

Emekliler sadaka değil, hak ettikleri yaşam standardını istiyor. Yıllarca çalışmış, üretmiş ve ülkesine hizmet etmiş insanların bugün temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanması kabul edilemez. Maaş zamları, yalnızca istatistikleri değil insanların yaşamını iyileştirmelidir.

Hakkari'de vatandaşın beklentisi çok açık: Rakamlarla değil, hayatın gerçekleriyle uyumlu bir ekonomi politikası. Çünkü emekli maaşları arttıkça değil, alım gücü yükseldikçe refah oluşur. Aksi halde açıklanan her zam, birkaç gün süren bir sevincin ardından gelen büyük bir hayal kırıklığından başka bir anlam taşımaz.

Hakkari'nin dağları kadar ağırlaşan hayat şartları karşısında emeklinin sesi artık daha gür çıkıyor: Maaşlarımız değil, yaşam mücadelemiz büyüyor.