Gün geçmiyor ki kentimizde yeni bir kriz yaşanmasın. Geçtiğimiz günlerde bir kez daha çöp krizi ile karşı karşıya kaldık.
Bir sabah uyanıyorsunuz ve etrafınızı saran çöp yığınlarıyla yüzleşiyorsunuz. Şehrin sokak ve caddelerinde toplanamayan çöpler, beraberinde yayılan ağır kokular…
Katı Atık Tesisi’nde meydana gelen heyelan, sadece toprağın kayması değildir; yıllardır ötelenen soruların gün yüzüne çıkmasıdır. Çünkü bazı gerçekler vardır, üzerini örtersiniz… Ama doğa, örtülen her şeyi bir gün geri getirir.
Çöp, modern hayatın en büyük ironilerinden biridir. Üretiriz, tüketiriz ve sonra yok olduğunu varsayarız. Oysa hiçbir şey yok olmaz; sadece yer değiştirir. Bugün o “yer”, Hakkari’nin sokaklarıdır.
Bir tesisin çökmesi tek başına bir felaket değildir. Onu felakete dönüştüren şey alternatifsizliktir. Yani plansızlık… Yani “bir şey olmaz” rahatlığı.
Heyelan doğaldır. Ancak hazırlıksız yakalanmak asla doğal değildir.
Bugün konteynerlerden taşan çöpler, aslında taşan bir sistemin işaretidir. Bir şehrin görünmeyen altyapısı çöktüğünde, ilk çöken şey güvendir. İnsanlar sadece kötü kokudan şikâyet etmez; “Yarın ne olacak?” diye sormaya başlar.
Ve bu soru, en tehlikeli sorudur.
Çünkü bir şehirde belirsizlik yayılmaya başladığında, kriz yalnızca fiziksel olmaktan çıkar; psikolojik bir ağırlığa dönüşür. Güvensizlik büyür, aidiyet duygusu zedelenir.
Ama belki de bu kriz, aynı zamanda bir fırsatın eşiğidir.
Evet, yanlış duymadınız. Çünkü bazı şehirler ancak krizle yüzleştiğinde değişir. Belki de Hakkari için bu an, “idare etme” kültüründen “planlama” kültürüne geçişin başlangıcı olabilir. Belki de ilk kez, atık yönetimi bir rutin değil, gerçek bir öncelik haline gelir.
Sorulması gereken asıl soru şu: Bu koku geçince neyi unutacağız?
Eğer cevap “her şeyi” ise, bu kriz boşa yaşanmış olacak. Ama eğer cevap “hiçbir şeyi” olursa, işte o zaman bu heyelan sadece toprağı değil, bir şehrin kaderini de yerinden oynatmış olacak.
Çünkü bazen bir şehri değiştiren şey, büyük projeler değil… Biriken sorunlardır. Ve bazen o sorunlar, çöp yığınlarıyla görünür hâle gelir.