Mevsimlerde de bir değişiklik oldu. Mayıs ayına girmemize rağmen güneş yüzünü görmediğimiz gibi ısınamadık bile.

Hemen hemen her gün yağış yağmakta. Bu sene son otuz yılın en fazla kar yağışının ve yağmurun yağdığı sene oldu. Çarşıdaki pancar bolluğundan bunun bereketini rahatlıkla görebiliyoruz.

Yağışlı hava nedeniyle çıkamadığımız evde komşu gün görmüş Hasan dayı ile oturmuş sohbet ediyorduk. Hasan dayı ne olacak halimiz? Yolumuz göçtü? Sularımız çamurlu akmakta. Çöplerin toplanacağı yer bulunamıyor. Üstelik çöp tesisimiz çökerek yolu da beraberinde götürdü. Birinci sebep bu oldu. Hasan dayı ağır işitiyordu.

Sorularımızı birkaç kez ve tane tane sıraladık. Doksanı aşkın yaşına rağmen güleç ve kırmızı yanakları üstündeki her iki gözünden manalı manalı baktı.

Evladım bilmiyor musun?

Mevlevi’de La Tahzen’i okumadın mı? Ne diyor orada Mevlâna Hazretleri. “Yapılmak yıkılmadadır” Hatırlıyor musun 2012 yılındaki Van depremini? Ne olmuştu Van’a? Yerle bir olmadı mı?

Bu şehir bir daha iflah olmaz denilmedi mi?

Bu şehir artık kolay kolay kendine gelemez diye söylenmedi mi? Ve üstelik göç verip şehir bir manada terk edilmedi mi? Aradan ne kadar bir zaman geçti.

Şunun şurasında 13-14 yıllık bir zaman dilimi geçmeden Van kabuğunu kırmadı mı?

Van küllerinden yeni bir şehir meydana gelmedi mi?

Eski Van ile şimdiki Van’ı kıyaslayabiliyor musun?

Her yönüyle modern ve depreme dayanıklı yapılar ve binalar kondurulmadı mı? Hani Van bitmişti? Rabbimiz bizin hayır bildiğimiz işlerden şerri ve şer bildiğimiz işlerden hayrı çıkarandır. Biz bunu bilemeyiz. Belki bunda da bir hayır vardır. Ben göremem ama sizler ve çocuklarınız göreceklerdir.

Otoban ve bölünmüş yol ile tüneller yapılarak kısa zamanda hizmete sokulacak ve Van Hakkâri arası 1.5-2 saat gibi kısa bir sürede kat edilecektir. Biz yaya bir haftada ve katır sırtında da üç gün giderdik bu yolu diye geçmişi de anmadan geçmedi. Keza sularımız musluklardan ve gürül gürül akarak içilebilir durumda olacaktır.

Çöpler için de bir hal çaresi bulunacak elbet. Giden o kadar paraya yazık. Buna sebebiyet verenler her iki cihanda da rahat yüzü göremeyecekler. Bu halkın bu mazlum halkın ahını alanlar hiçbir zaman iflah olmamış ve olmayacaklardır. Şunu bize hatırlattı bu olaylar.

Hakkâri il olalı beri gerek buradan seçilip meclise gidenler ve gerekse belediye başkanlıklarına seçilenler bu halk için hiçbir şey yapmadı. Kendi yakınlarını kayırmaktan, kendi çevrelerine fayda ve menfaat vermekten başka neler yapabildiler?

Eğer onlar da bu halka olan diyet ve minnet borçlarının çok azını hizmet ve yaşanılabilir bir il için harcasalardı bugün Hakkâri çok daha farklı, tek yola mahkûm olmayan kalkınmış ve yaşanılabilir güzel yurt köşelerimizden biri durumunda olacaktı.

Yapılmak yıkılmadadır demiştik ama bu halkın yarınlarını yıkanlar acaba ahiretlerini de yıktıklarının farkındalar mı? Bu halkın iki eli yakalarında olacaktır. Seçilmiş hiçbirisi kendisini bunlardan mahrum sanmasın.

Ne dersiniz?

Ben ekleyecek, söyleyecek bir söz bulamadım.