Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunun üzerinden yüz yıldan fazla bir zaman geçti.
Bu bir çağ demektir. Bu süre zarfında dünyada nice yeni devletler kuruldu, nice devletler tarih sahnesinden silindi ve nice devletler uygarlık yolunda büyük aşamalar kat ettiler. 1936 yılında ikinci kez il konumuna giren Hakkari o gün bu gündür tek yola mahkumiyetinin acı sonuçlarını bugün yeni yeni fark ediyor ve yeni yeni çekiyor.
13 Nisan günü aşırı yağış ve Akçalı köyü yakınlarındaki katı atık tesisinin göçmesi sonucu kapanan Van Hakkari kara yolu maalesef halen kapalı ve koskoca şehir 1970'li yılların meşhur Anayaso şiirinin bir kopyasını daha yaşıyor.
İşte Şemsi Belli'nin meşhur şiiri
ANAYASO
Gara dağlar gar altında galanda
Ben gülmezem. dil bilmezem
Şavata'dan Hakkari'ye yol bilmezem
Gurban olam çaresine
Hooy Babooy
Bebek öliir, bebek hasde, bebek ataş içinde
Ben fakiro, ben hakiro
Dohdor, ilaç çarşı bazar tam takiro
Gurban olam, bu ne iştir
Hoyy Baboov
Ben halsizo, ben dilsizo, şeher uzak yolsizo
Bu ne biçimn memlekettir
Hoyy Baboov
Gara dağlar gar altında ufağ ufağ mezerler
Yedi ceset hetim hetim Zap suyunda yüzerler
Hökümata arz eylesem azarlar
Ben ketimo, ben yetimo
Ben ne biçim vatandaşım
Hoyy babooov
Angara'da Anayasso,
Ellerinden öpiy Hasso
Yap bize de iltimasso
Bu işin mümkini yok mi
Hooy Baboov
Evet bugüne kadar onlarca hükümet geldi geçti. Hepsi Hakkari'ye bir şeyler kazandırmak ve Hakkari'yi de Türkiye'nin bir parçası olarak görmek istediler. Ne yazık ki yüz yıldan beri açılan tek yoldan ve Türkiye'de sadece Hakkari'ye mahsus olan tek yoldan giriş ve tek yoldan çıkış durumundaki şehirden kurtulamadık. Tek yolu bize lüks ve çok büyük nimet gibi görenler ikinci ve üçüncü bir yolu düşünmediler veya düşünmek istemediler ki bugün acınacak durumumuza ağlayacağımıza acı acı gülüyor ve çocuklarımızın gözlerine o mahcubiyet hissini yaşatarak ömür tüketiyoruz.
Son 24 yılda tek başına iktidar olan Ak Parti iktidarı da bunun içerisinde. Türkiye genelinde 35 bin kilometre bölünmüş yol yapmakla övünüyorlarsa da Hakkari gibi çıkmaz sokak durumundaki bu sınır şehrini tek yola mahkumiyetinden kurtaramadılar.
Suçlu seçilip Ankara'ya giden vekillerimizden tutun gelmiş geçmiş tüm iktidarlar sorumludur.
Yazıklar olsun 21. yüz yılda bize bunu yaşatanlara.