Tek kanallı TRT’nin televizyon yayınından özel televizyon kanallarına geçişinin üzerinden öyle fazla uzun bir zaman geçmedi. Özel kanallara geçmekle halkımızın daha objektif ve devletin tek kanallı yayınından gerçek ve çoğu haberlerden halkın yararlanılacağı düşünülmüştü. Açılan her TV kanalı bunu programına almış ve tarafsız ve yansız yayın yapacağını söylemiş, gerçeklerin ortaya çıkarılması ve halkın gerçek bilgilendirilmesi için çalışacaklarını müjdelemişlerdi.

Bugün gelinen nokta nedir?

Hala hazırda onlarca kanallarda yayın yapan özel TV kanallarının yayınlarını izlediğinizde çok farklı yayınlarla karşılaşıyor insanlar. Birinin kara dediğine öteki pekâlâ beyaz diyebiliyor ve bunu halka duyuruyorlar özel TV kanalları ve gazeteler.

Şu anda yayın yapan özel TV kanalları (siz buna gazeteleri de ekleyin) tam ortadan ikiye bölünmüş durumda. Yandaş medya veya fondaş medya olarak.

Yandaş tabir edilen özel TV kanalları ve yazılı basın iktidarı alabildiğince ve eleştirmeden destekleyip haber yaparken diğer yandan iktidara muhalif ve muhalefet taraftarı fondaş medya iktidarın en olumlu işini dahi kötü göstermekte, yok saymada ve kendisine yakın belediyelerdeki onca usulsüzlükleri sanki hiçbir şey olmamış gibi her şey güllük gülistanlık olarak ve iktidarın siyasi baskısı olarak haberleştirmekten bir beis görmüyorlar.

Toplumu ortak paydada bütünleştireceklerine yapılan haksızlık, hırsızlık, usulsüzlük veya kanun dışı bir olayı ve eylemi bir bakıyorsun kendilerinden oldu mu baypas geçmekte ama diğerlerini abartıp sunmaktadırlar.

Şu an Türkiye gündeminin en önemli ve öncelikli sorunu artan hayat pahalılığı ve emeklilerin durumu ile belediyelerdeki usulsüzlük, yolsuzluk, rüşvet ve irtikap olaylarıdır.

Yandaş medya hayat pahalılığını ve vatandaşın çektiği sıkıntıları ve emeklilerin durumuna hiç değinmemekte veya çok az değinirken özellikle belediyelerdeki usulsüzlükleri, yolsuzlukları ve rüşvet olaylarını haberlerinin büyük kısmını meydana getirmektedir.

Bugün Türkiye’de hayat pahalılığı var mıdır?

Bugün Türkiye’de geçim sıkıntısı çekilmekte midir?

Bugün Türkiye’de emekli dul ve yetimler ay sonunu getirebilmekte midir?

Bugün Türkiye’de asgari ücretli geçinebilmekte midir?

Tüm bunlara Türkiye’de yaşayan hiçbir vatandaşın “yoktur” demesi düşünülemez. Bu apaçık ortada iken yandaş medyanın bunları çok az haber yapması veya kıyısından köşesinden dokunmasını nasıl karşılarız.

Hayat pahalılığının, asgari ücretli ve emeklilerin çektiği geçim sıkıntılarını haber yapmamak ve bununla ilgili haberleri görmezden gelmek Türkiye’de bu sorunun olmadığı veya küçük bir sorun olduğu anlamına gelmez.

Bunun yanı sıra savunma sanayinde alınan başarıların ve üretilip ihraç edilen silah ve teknolojik ürünlerin de yok sayılması, küçümsenmesi düşünülemez.

Öte tarafa baktığınızda fondaş medya hayat pahalılığını haklı olarak haber yaparken buna mukabil muhalefetteki belediyelerdeki onca usulsüzlükleri, yolsuzlukları, rüşvet ve irtikap olaylarını sanki hiç olmamış veya savcılıklara ihbarlarda bulunulmamış ve davalar açılmamış gibi sessiz kalmakta ve bunu siyasi bir operasyon olarak göstermektedirler.

Belediyelerde rüşvet veren ben verdim diyor mu?

Belediyelerde rüşvet alan ben aldım diyor mu?

Belediyelerde iş insanları hak edişi alabilmem için benden para istediler diyor mu?

Belediyelerde etkin pişmanlıktan insanlar olayları tüm açıklığıyla anlatıyor mu?

Yine tüm bunlara tüm Türkiye’de hepsi “yalan” diyebilen kaç kişi çıkmaktadır.

Millet malına çökmüş ve savcılıkların ihbar ve etkin pişmanlıktan hazırladıkları ve binlerce sayfaları bulan iddianameleri bir siyasi vaka olarak görmekte hiçbir şekilde kabullenmez.

Hayat pahalılığı varsa -ki fazlasıyla vardır- her kesime ve özellikle dar gelirliye daha çok yansımaktadır. Yandaş medya bunu pek gündeme getirmezse bile olay budur ve Türkiye’nin birinci gündemidir. İktidar ve hükümet bunu çözmek ve vatandaşa yaşanır bir hayat sunmak mecburiyetindedir.

Belediyelerde usulsüzlük, yolsuzluk, rüşvet ve irtikap var mıdır? Vardır ve Türkiye’nin ikinci gündemidir.

İktidar veya muhalefet bunu yapan kim olursa üzerine gitmeli ve bu milletin parasını çarçur edenlerin, haksız yere zengin olanların üstüne üstüne gitmeli ve yerlerine göre partilerinden ihraç etmeli ve yüzlerine tükürülmelidir.

Muhalefet kendinden fazlaca içeride olan başkanlarını (ki en yakındakilerin ihbar ve şikayetleri sonucu içerideler) aklamayı adalete bırakmalı ve savunmaktan vazgeçmelidirler.

Yandaş ve fondaş medyaya objektif haberde şunu hatırlatıyoruz. Büyüklerin şu sözü unutulmamalıdır.

Açlık her nefiste hissedilir. Ve hırsızlığın savunulacak tarafı yoktur.