Hakkari’nin en büyük sorunlarından biri yıllardır değişmedi: ulaşım. Bugün kente ulaşım neredeyse tamamen tek bir güzergâha, Zap Vadisi üzerinden geçen kara yoluna bağlı durumda.

Ancak bu yol, özellikle kış aylarında heyelan, kaya düşmesi, sel ve ağır hava koşulları nedeniyle sık sık ulaşıma kapanıyor. Her yaşanan afet sonrası yalnızca yollar değil, insanların günlük yaşamı da adeta durma noktasına geliyor.

Son olarak meydana gelen heyelan nedeniyle Hakkari–Van kara yolu yaklaşık 20 gün ulaşıma kapandı. Bu süreçte şehir adeta dış dünyadan kopmuş bir görüntü verdi. Günlük ihtiyaç ürünleri kente ulaştırılamadı, hastalar mağdur oldu, Van’da tedavisi devam eden vatandaşlar büyük sıkıntılar yaşadı. Esnaf ticaret yapamaz hale gelirken, şehir ekonomisi ciddi zarar gördü. Aslında yaşanan bu tablo yeni değil; Zap Vadisi yolu yıllardır Hakkâri için risk ve belirsizlik anlamına geliyor.

Tüm bu yaşananlar artık açık bir gerçeği ortaya koymaktadır: Hakkari’nin ikinci bir alternatif yola acil ihtiyacı vardır. Çünkü tek bir yol üzerinden sağlanan ulaşım, böylesine zorlu coğrafi şartlara sahip bir şehir için sürdürülebilir değildir.

Ancak alternatif yol konusu gündeme geldiğinde ne yazık ki teknik gerekliliklerden çok kişisel hesapların öne çıktığı görülmektedir. Yol güzergâhı belirlenirken bazı çevrelerin kendi köylerinden ya da arazilerinden yol geçirilmesi için yoğun çaba harcadığı kamuoyunda sıkça konuşulmaktadır. Oysa böylesine önemli bir yatırımda esas alınması gereken şey kişisel çıkarlar değil, şehrin uzun vadeli geleceğidir.

Uzun yıllardır dile getirilen ve birçok kesim tarafından daha uygun görülen güzergâh ise Berçelan hattıdır. Bu hattın Van’a daha yakın olması, ulaşım açısından daha avantajlı bir yapı sunması ve coğrafi olarak daha uygun görülmesi nedeniyle öne çıktığı bilinmektedir. Buna rağmen Durankaya–Tüzek hattının alternatif güzergâh olarak öne çıkarılması, şehirde ciddi tartışmalara neden olmaktadır.

Sivil toplum kuruluşları, kanaat önderleri, muhtarlar ve vatandaşlar düzenledikleri toplantılarda bu yolun Hakkâri’ye beklenen katkıyı sunmayacağını ifade etmektedir. Ayrıca kamu kaynaklarının yanlış planlama nedeniyle verimsiz kullanılacağı yönündeki endişeler de her geçen gün büyümektedir.

Hakkâri halkı artık geçmişte yapılan hataların farkındadır. Bugüne kadar şehre kazandırılan birçok yatırımın yanlış planlama, liyakatsizlik ve günübirlik anlayışlar nedeniyle verimsiz hale geldiği herkes tarafından görülmektedir. Bunun en somut örneklerinden biri, milyonlarca avroluk bütçeyle yapılan Entegre Katı Atık Tesisi’dir. Büyük umutlarla hayata geçirilen bu yatırımın bugün yıkılması kamuoyunda ciddi hayal kırıklığı yaratmıştır.

İşte tam da bu nedenle, alternatif yol projesi sıradan bir yatırım olarak görülmemelidir. Bu yol yalnızca bugünün ulaşım sorununu çözmeyecek; aynı zamanda Hakkâri’nin geleceğini, ekonomisini, güvenliğini ve gelişimini de doğrudan etkileyecektir.

Artık kişisel çıkarların değil, ortak aklın konuşması gereken bir dönemdeyiz. Yapılacak olan yol; siyasi hesaplara, bireysel menfaatlere ya da dönemsel beklentilere göre değil, bilimsel veriler ve kamu yararı esas alınarak planlanmalıdır. Çünkü bugün verilecek yanlış bir kararın bedelini yarın çocuklarımız ödeyecektir.