Şu an Türkiye’nin en büyük sorunu ve derdi artan hayat pahalılığı, enflasyon ve halkın alım gücünün gittikçe düşmesi ve geçim sıkıntısıdır.

Mayıs ayı verilerinde de enflasyon oranı yüzde %0,95 ile ağustos ayından bu yana en düşük seviyesine inmişse bile asgari ücretli ve emeklilerin soluk alacağı, ay sonunu getirebileceği bir hayattan çok uzaktayız.

Türkiye genelinde 17 milyon emeklimiz var. Bunun 11.5’i (4a) dediğimiz işçi emeklisi yani eski tabirle SSK’lı, 2.9’u (4b) dediğimiz esnaf ve çiftçi emeklisi yani eski tabirle Bağ-Kur emeklisi ve 2.5’u (4c) dediğimiz memur emeklisi yani emekli sandığı emeklisi durumundadırlar. Ve bunların içerisinde en babayiğit emekli maaşını alanlar 60-70 bini geçmemekte o da emekli oranının içerisinde yüzde beşi bile bulamamaktadır. Diğerleri en düşük emekli maaşı olan 20.000 TL ve üstünü alan emekli vatandaşlarımızdır.

Ve Türkiye’mizde asgari ücret ile çalışan sayısı ise 11.2 milyondur. Yani 28 bin lira olan asgari ücretle geçinmeye çalışan kesimdir. Türkiye’de içler acısı halde olan emekli ve asgari ücretle çalışan vatandaşlarımızdır.

28 bin asgari ücret alan, kirada olup iki çocuk sahibi olanlar nasıl geçinmekte, çocuklarının hangi ihtiyaçlarını karşılayabilmekte ve ay sonunu nasıl getirmektedirler. Yapay zekâ bile bunun karşısında bir cevap bulamamakta ve bunların nasıl yaşadıklarını çözememektedir.

Cebinde miktarı belli olan paran ile dolaştığın cadde ve sokakta nerede ucuz çay içilir, nerede en ucuz şey bulunur arayışı içinde olan ve yol boyunca sadece gözlemleyen ama belki yıllardır gidip yiyemediği bir kebabı, bir et yemeğini hele hele çoluk çocuğuyla asla mümkün olmayan bu arzusunu gerçekleştiremeyen babaların ruhsal ve eziklik halini düşünebiliyor musunuz?

Baba karpuz çıkmış, bize karpuz al. Diyen bir asgari veya emekli çocuğunun babası kilosu 50-60 lira olan karpuzu nasıl ve hangi parayla evine götürebilir ve çocuğunun arzusunu yerine getirebilir. Böyle bir babanın yerinde olmak ister misiniz ey meclisteki vekiller, ey hükümet yetkilileri.

Milletvekili maaşlarının 275 bin, vekil emeklilerinin 177 bin, emekli olup halen milletvekilliğinde bulunan vekillerin 450 bin üstü ve çalışan en düşük memur maaşının 60 binin üzerinde olan kesimler emeklileri ve asgari ücretle geçimlerini sağlamaya çalışanların hallerini asla anlayamazlar.

Cebinde paran yok, hiçbir sosyal etkinlik ve sosyal yere gidemiyorsun, ailende çocuklarının senden istediği bir şeyi eve götürememenin, alamamanın ve seyirci kalıp eve eli boş gitmenin ezilmişliğini hiç yaşamışlar mı yukarıda sıraladıklarımız.

Türkiye’nin batıdaki birçok ilinde belediyelere ait park ve bahçelerde belediye tarafından çalıştırılan ve halka hizmet babında faaliyet gösteren yerlerde çay 5 liradan satılmakta, emekli ve asgari ücretli vatandaşlar buralarda ailece hem dinlenmekte ve hem de ucuz çaydan içebilmektedirler. İlimizde de hiç olmazsa Kent Parkta belediyemizin böyle bir hizmeti olsa çok iyi olacak diye düşünüyoruz. Hiçbir sosyal alandan yararlanamayan, gidemeyen emekli ve asgari ücretliler böylece dost, arkadaş ve aileleriyle oturur ve bu haklardan yararlanarak bütçelerine fazla yük olunmadan çayını içebilecek ve sohbetlerini yapabileceklerdir. Bu hizmeti Hakkâri Belediyesi pekâlâ yapabilir. Bünyesindeki onlarca çalışanından birkaç tanesini burada görevlendirir. Hem belediye bir gelir elde eder ve hem de halka hizmet yapmış olurlar. Ücretleri de internet ve kredi kart üzerinden ve hiçbir yolsuzluk ve usulsüzlüğe meydan verilmeden görevlendirme ve çalışmalar yapılabilir. Aynı şey atıl duruma düşmüş Golazüryan sosyal tesisleri içinde geçerli olacak ve bu güzel tesis kapanacağına hizmetle ayağa kalkacak ve dar gelirli dediğimiz asgari ücretli ve emekliler buralardan yararlanabilecektir.

Biz Hakkari’deki emekli ve asgari ücretliler için bunu istiyoruz.

Lakin ekran başlarında emekli ve asgari ücretli haklarından bahsedenler acaba onların yaşantısından bir ayını yaşayabilmiş ve bunu denemişler mi? Yaşayamadan derdi anlamaz derdi anlamadan da çözüm içinde olamazsın.

Türkiye’nin en büyük sorunu olan hayat pahalılığını ve asgari ücretli ile emeklilerin durumları düzelmeden, düzeltilmeden kalkınma hak, hukuk, adalet ve toplumsal refahtan bahsedemezsiniz.

Nokta.