Zap'a düşen güvenlik korucusu kurtarılamadı Zap'a düşen güvenlik korucusu kurtarılamadı

Halkın Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Hakkari İl Örgütü aralarında HDP’nin eski dönem eş genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da bulunduğu siyasetçilere verilen cezayı protesto etti. 

Dava kararına ilişkin düzenlenen basın açıklamasına Hakkari Belediye eş Başkanları Mehmet Sıddık Akış ve Viyan Tekçe ile DEM Parti İl Eş Başkanları ve parti yöneticileri katıldı. 

Polisin kentteki eylem etkinlik yasağı nedeniyle yoğun güvenlik tedbiri aldığı DEM Parti İl Binası önünde yapılan açıklamanın metni İl Eş Başkanı Kadir Şahin tarafından okundu. 

Kobane Davası kararını eleştiren Şahin, “Türkiye hukuk tarihine, yargı tarihine dün yine kara bir leke daha sürüldü. Kürtler, devrimci ve sosyalist siyasetçiler cezalandırıldı” dedi. 

AYM ve AİHM kararlarının uygulanmadığını savunan Şahin, HDP’den ve Kürt siyasetinden intikam alındığını ileri sürdü ve davanın bir intikam davasına dönüştürüldüğünü kaydetti. 

Kobani davasının geçmişine değinen Şahin, "Kumpas Davası, partimizin demokratik faaliyetlerinin bastırılması, parti politikalarımızın ve çalışmalarımızın kriminalize edilmesi ve siyasi faaliyet yürüten arkadaşlarımızın rehin alınarak gücünün etkisizleştirilmesi amacıyla iktidar tarafından, 6-8 Ekim 2014’de Kobane ile dayanışma amacıyla yasal protesto hakkını kullanan halklarımıza karşı siyasi iktidar ve belirli odaklarca kışkırtılmış grupların saldırıları sonucu yaşanan, 37 yurttaşın, ki bunlardan 27si HDP üyesi ve gönüllüsüdür,  hayatını kaybettiği olaylardan tam 6 yıl sonra, demokratik protesto içeriği olan bir tweet bahane edilerek bir kumpas davası olarak açıldı. Hiçbir hukuki dayanağı olmayan bu dava üzerinden partimiz hedef gösterilerek AİHM başta olmak üzere ulusal ve uluslararası hukuk askıya alındı” ifadelerini kullandı. 

Türkiye’de hak arama kapısının haklıya ve mazluma kapalı olduğunu savunan Şahin, yargının siyasallaştırıldığını ve iktidara hizmet edecek hale getirildiğini iddia etti. 

Kobane davasının bir kurgudan ibaret olduğunu anlatan Şahin, “Başta HDP’nin eski eş genel başkanları Figen Yüksekdağ ve  Selahattin Demirtaş olmak üzere Kobani davasında yargılanan siyasetçiler Kobani eylemleri sırasında Diyarbakır’da 16 yaşındaki Yasin Börü’nün de aralarında bulunduğu altı kişinin ölümleri nedeniyle de suçlanıyordu. Erdoğan ve iktidar kanadı sık sık bu nedenle ağır cezaların verilmesi gerektiğini vurguluyordu. Ancak mahkeme heyeti Yasin Börü suçlamasında Demirtaş dahil 36 sanık hakkında ‘suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması’ nedeniyle beraat kararı verdi. Böylece en önemli suçlamalardan biri düşmüş oldu. İddianamesi ‘Hiçbir şey olmamışsa bile mutlaka bir şey olmuştur’  anlayışıyla kurgulanan Kobanê kumpas davasında ne yazık ki kumpası devam ettiren bir karar çıktı. Hiç kimse unutmasın, bugün verilen bütün kararların geçerliliği otoriter hükümetin iktidar süresi kadardır” dedi. 

Davanın iktidar kanadı tarafından bir siyasi propaganda aracına dönüştürüldüğünü ileri süren Şahin, “Normalleşme ve yumuşama mesajlarının verildiği bu süreçte HDP, Kürt siyaseti, devrimciler ve demokratlar, iktidar tarafından siyaset sahnesinden silinmek isteniyor. Ama çok iyi bilsinler biz Kürtler, emekçiler, yoksullar yine her zaman olduğu gibi sahada omuz omuza dayanışarak bu kirli kararları boşa çıkaracaktır. Arkadaşlarımızı bir gün mutlaka özgürleştireceğiz. Selahattinlerle ve Figenlerle birlikte Türkiye demokrasisi için, demokratik bir cumhuriyet için mücadele edeceğiz. Bu kararı verenler çok iyi bilsin ki; halklarımız için o günler uzak değil. O günlerin mücadelesini daha kararlı bir şekilde yürüteceğimizin sözünü veriyoruz. Siyasal iktidar tarafından tehdit olarak kabul edilen kişi veya görüşün peşinen suçlu kabul edilmesi, davanın siyasi bir propaganda malzemesi olarak kullanılması ve kamuoyunun bu suça ikna edilmesi üzerine kurulu bir döngüde temel haklardan, adaletten, adil yargılanma hakkından, masumiyet karinesinden ve delillerin gerçekliğinden söz edilemez” dedi. 
DEM parti olarak yaşananlara seyirci kalmayacakları mesajını veren Şahin, “ Yargıdaki anti demokratik uygulamalar bizler için kabul edilemez durumlardır. Bu güne kadar olduğu gibi bugünden sonrada demokrasi ve barış mücadelesine yapılan bu tür saldırılara karşı sesimizi yükseltip dayanışmamızı büyüteceğiz. Demokratik hukuk devletinin temeli, bağımsız ve tarafsız yargıdır. Yargının bağımsız olamadığı bir ortamda hiçbir hakkın kullanımı ile bireylerin hukuk güvenliği iklimi bulunmamaktadır. Bugün yargının bağımsız ve tarafsız olmadığı yönündeki yaygın ve haklı kanaatin başta gelen dayanağı, geçmiş dönem bağımlı yargı pratikleri ile birlikte, keyfi ve hukuka aykırı yargı süreci kapsamında, çoğulculuğu bastırma ve siyasi tartışma özgürlüğünü sınırlama örtülü amacını taşıyan Kobane dava süreci ve verilen karardır. DEM parti olarak, bu kararı kınıyoruz. Siyasettin yargı eliyle dizayn edilmesine, kuşatma altına alınmasına, halkın iradesine ipotek konulmasına, hukukun siyasallaşmasına derhal son verilmeli ve arkadaşlarımız serbest bırakılmalıdır. Kürt sorununa, halkların barış içinde ortak yaşam iradesi doğrultusunda bir gün dahi kaybetmeden demokratik ve barışçıl yöntemlerle her türlü adımlar atılıp çözüm aranmalıdır. Biz bu cezaları tanımıyoruz, biz bu kararı tanımıyoruz. Selahattinler, Figenler, Günay Kubilaylar Kobanî Kumpas Davasında yargılanan tüm arkadaşlarımız, Kürtlerin, Türklerin, emekçilerin, kadınların, gençlerin ve bu topraklardaki tüm ötekileştirilenlerin gönlünde berat etmişlerdir, özgürlerdir. Haksız ve hukuksuz yere ceza verilen arkadaşlarımız, bütün dünya kamuoyunun vicdanında beraat etmişlerdir” ifadelerini kullandı. 

Editör: Haber Merkezi