HAKKARİ-Serginin açılışına Hakkari Vali Vekili ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Cüneyt Zor, Vali Yardımcısı Recep Yazıcı, Cumhuriyet Başsavcısı Burak Hazinedaroğlu, İl Milli Eğitim Müdürü Nurettin Yılmaz, Tarım ve Orman İl Müdürü Mehmet Asım Şen, kurum amirleri, eğitim yöneticileri, öğretmenler, usta öğreticiler, kursiyerler ve vatandaşlar katıldı.

Bir yıl boyunca kursiyerler tarafından büyük emek ve özveriyle hazırlanan eserlerin sergilendiği etkinlikte, öğrenmenin yaşının olmadığı ve üretimin hayatın her döneminde mümkün olduğu vurgulandı. El emeği ürünler, kültürel değerleri yaşatırken üretim ruhunu ve toplumsal dayanışmayı da yansıttı.

Açılışta konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Nurettin Yılmaz, hayat boyu öğrenmenin bireysel gelişim ve toplumsal kalkınmanın önemli bir parçası olduğunu belirterek Halk Eğitimi Merkezlerinin her yaştan vatandaşı eğitimle buluşturduğunu söyledi.

Yılmaz, 2025-2026 eğitim öğretim yılında Hakkâri genelindeki 5 Halk Eğitimi Merkezinde toplam 1.820 kurs açıldığını, 617 usta öğreticinin görev yaptığını ve 28 bin 892 vatandaşa çeşitli alanlarda eğitim verildiğini ifade etti.

Vali Vekili Cüneyt Zor ise Halk Eğitimi Merkezlerinin bireylerin kişisel gelişimine katkı sunduğunu, üretimi teşvik ettiğini ve toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğini belirtti.

Zor, “Bugün burada yalnızca el emeği ürünler sergilenmiyor; aynı zamanda azim, sabır, emek ve üretme iradesi de ortaya konuluyor. Bu eserlerin her biri öğrenmenin hayat boyu devam eden bir yolculuk olduğunu gösteren başarı hikâyeleridir. Halk Eğitimi Merkezlerimizde bilgi paylaşımı ve tecrübe aktarımıyla Hakkâri'nin geleceğine katkı sunuluyor” dedi.

Sergide resim, el sanatları, giyim üretimi, dekoratif çalışmalar, geleneksel motiflerle süslenmiş ürünler ve çeşitli kurs alanlarında hazırlanan eserler ziyaretçilerin ilgisine sunuldu. Katılımcılar, kursiyerlerin yıl boyunca ortaya koyduğu çalışmaları yakından inceleme fırsatı buldu.

Hayat Boyu Öğrenme Haftası kapsamında düzenlenen etkinlik, öğrenmenin yaşam boyu süren bir süreç olduğunu ve bilgi ile becerinin üretime dönüştüğünde toplumsal gelişime önemli katkılar sağladığını bir kez daha ortaya koydu.














