Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde yaşayan Müslüm Sönmez, doğup büyüdüğü 1970’ten kalma toprak evini 90’lar adıyla kafeye çevirdi. Her odasında farklı konseptlerle hizmet veren kafe  gençler tarafından ilgi görüyor.

Şemdinli merkezde insanları geçmişe götüren ve her odada değişik konseptlerle dikkat çeken 90’lar kafenin insanları özüne döndürecek bir şekilde tasarlandığını söyleyen işletmecisi Müslüm Sönmez, buraya gelen hiç kimse müşteri potansiyelinde değildir. Hepsi dosttur, kardeştir dedi.

Sönmez,  “Şemdinliliyim kültürümü ve memleketimi çok seviyorum. Arkadaşımla oturup düşündük Şemdinli için ne yapılabilir diye ve burjuva kesimine hizmet eden insanlardan uzak duracak, insanların tahtaların üzerinde oturup özüne döndürecek bir yer açmaya karar verdik. Aslında insanları kucaklamak istedik. Bir aile oluşurduk buraya gelen hiç kimse müşteri potansiyelinde değil bizim için hepsi arkadaştır. Bu ev yetmişlerden yani babamın gençliğinden kalma bir ev, çok insanı büyütüp de yolcu eden bir ev ta ki amcalarımdan, halalarımdan ve ağabeylerimden bana kaldı. Şemdinli’nin göbeğinde saklı bir cennet gibi duruyor. Yeşilliğiyle, toprağıyla, çiçeğiyle insanları negatif elektriğinden uzaklaştıran bir yer olarak görüyorum. Müşterilerim de bu yüzden burayı tercih ediyor. Sohbet, muhabbet için geliyorlar.  Mesela ben buraya wifi getirmedim getirmeyeceğim de bunu bütün müşterilerim de bilir buraya gelen insanlar sohbet etmeye gelir iki lafın belini kırmaya gelir. Öyle oturup telefonlarında kayıp olmazlar. Burası eski usul bir kafe burada çay, kahve, oralet, kivi ve diğer meyveli çaylarla soğuk içecekler var”

Yüksekova Tekerlekli Kayak Pisti ve Kamp Merkezine kavuşuyor Yüksekova Tekerlekli Kayak Pisti ve Kamp Merkezine kavuşuyor

HER ODA AYRI BİR HİKAYE

Evin odalarını farklı renklere boyayıp farklı konseptler yapan Müslüm Sönmez, “evin ilk odasında tavanda bulunan ve karite dediğimiz tomruklara İngilizce yazılı kitap yaprakları astım.  Buradaki amacım, geçmişten günümüze kendini geliştiren farklı bakış açılarına sahip olan insanların ya önleri kesildi ya asıldı ya da yok edildi. Bende dedim ki gelişen insan farklı bir bakış açısıyla insana bakan ve önderlik eden insanlar hep asıldıysa bende onları temsilen bu yaprakları astım. Diğer odaya geçecek olursak; Bu odada tavana asılmış yeşillikler içinde bebekler var.  Bu bebekler de yakın tarihte yaşanan olayları örnek alarak astım. Burada anlatmak istediğim şeyi ise; özellikle kız çocukları çok fazla katledildi, öldürüldü veya ölüme mahkûm edildiler.  Bundan dolayı ben de onları boyunlarından tavana astım. Belki birileri anlar bir başkasına anlatır ve bu şekilde çoğalırız” dedi.

Kaynak: NİRGÜL UYSAL