Osman Özer yazdı ''Dağların arasına kurulmuş şirin mi şirin bir yer, kendine has üslubu, geleneği göreneği olan, asla insanlığından taviz vermeyen, insani değerlere sıkı sıkıya bağlı, yardımlaşma dayanışa denilince akla gelen nadir illerin başında geliyor. Özellikle yokluk zamanlarda bile bu kadar sıkıntı çekmemiştir. Bugün Hakkâri’nin 60’lı, 70’li 80’li yıllara kıyasla, geri gittiğini görüyoruz. O zamanlarda sineması olan, toplumsal değerlere saygılı, insani değerleri ön plana çıkan, okuma yazma oranı yüksek, beyefendi mi beyefendi bir insan profili vardı karşımızda, ne zaman ki köyler yakılıp yıkıldı şehir merkezine göçler başlanınca işler tersine döndü, o zamana kadar ki dönemde aşiretçilik denen lanetli şey yoktu, herkes Hakkâriliydi, şehirdeki kırsala, kırsaldaki şehir’e saygı duyardı. Toplumsal sınıf farkı yoktu. Yani Şehirliler ve Bajeriler meselesi hiç yoktu, bileniniz vardır belki bu meseleyi. Bugün gelinen nokta maalesef hiç iç açıcı değil, insani değerler yerine para, pul, makam ve mevkie dönüştü, yetmedi bucular, şu’cular, falan aşiret, falan kavme dönüştü ne acı bir durum. Oysa hepsi bir ağacın dalıydı ve o ağacın dalları altında serinleniyorlardı, insanlığımız, örfümüz, âdetimiz …

Çağ değiştikçe, teknoloji artıkça daha gelişmesi gerekirken maalesef benim memleketim hep geriye gitti, özellikle yolları hala ilk yapılmış hali gibi tek şerit ve bir çivi dahi çakılmamış sadece üzerine en adi diğer bir ifade ile kara düzen asfalt dökmüşler hepsi bu kadar.

Bu halkın evveliyatında acı, gözyaşı, göçe zorlanma, terör mağdurluğu, işsizlik, istihdam, yatımlarda yeterince pay almama gibi durumlarda hep öksüz yetim kalmıştır ve buna rağmen halk asla devletine ihanet etmemiş, memleketine sahip çıkmıştır. Devletin en asli görevi halkına sahip çıkmaktır, başkalarına, illegal yollara muhtaç etmemektir. Ama üzülerek belirtmek istiyorum vakti zamanında bu halk çok ihmal edildi ve hala ihmal ediliyor.

Devlet, merkezde bulunan birkaç kişinin sözüyle oturup kalkmamalı, aksine sahaya inmeli, örneğin bu güne kadar Hakkâri’ye atanan valilerden kaç tanesi, biçer mahallesine, bağlar mahallesine, medrese mahallesine, yeni mahalleye gidip oradaki insanların sorunlarını yerinde gördü ya da oraya gidip kapılarını çaldı, vallahi vallahi korumasız bir şekilde dahi gitseniz bile kimse size bir şey yapmayacak aksine halkın güveni artar sizi daha çok benimseyip bağılarına basarlar. Temel problem bu dediğim yerlere gitmeyenler kulaktan dolma bilgiler ve ön yargılarla bu halkı kendilerinden soğuttular ve her şeyden, oraya gidenler ise gitmeyenleri soğuttular. Benim bildiğim memurlar bankamatik memuru olur nedense Hakkâri’de seçilen vekiller bunların yerini almış. Neye benzer bu durum biliyor musunuz? Allah Ayeti kerimede ben sana şah damarından daha yakınım diyor. Biz ne yapıyoruz hala araya aracıları devreye sokmaya çalışıyoruz.

Daha düne kadar güvenlik nedeniyle yatırım vermemek için bahaneler vardı çok şükür o da bitti. Daha neyi bekliyoruz. Özellikle turizm sektör potansiyeli yüksek bir coğrafya, neden ülkemizdeki doğaseverleri yurt dışına mahkûm ediyoruz. Dile kolay 20 bin yıllık buzullar, yaylalar, Zap vadisinin eşsiz görünümü, doğada kendiliğinde bulanan onlarca endemik bitki ve şifa kaynağı, dağ tutkunları ve sporları, rafting, kış turizmi ve daha nice güzellikleri bunların yatırımlarını konuşmamız gerekirken hala yollar açık mı değil mi onun muhabbetini yapıyoruz.

Özellikle şimdiden herkesi mi uyarıyorum Hakkâri aktif fay hattı üzerine kurulu bir şehir, Allah muhafaza olası bir depremde bunun altında kalkamayız. Yardımlar nereden gelecek hava yolu dersen o da ilçede Yüksekova da. Lütfen vicdan sahibi herkese sesleniyorum bu yol problemini artık çözüme kavuşturalım. Hakkari-Van yolu, ikinci güzergah olacak Berçelan Hakkari-Van yolu, Hakkari-Şırnak yolu bunları iyileştirelim.

Anadağ heyeti hayat kurtaran ekibi ziyaret etti
Anadağ heyeti hayat kurtaran ekibi ziyaret etti
İçeriği Görüntüle

Muhabir: Haber Merkezi