Türkiye’nin güneydoğusunda, kadim dağların eteğinde yer alan Hakkâri, sadece coğrafi yapısıyla değil; güçlü gelenekleri, inançları ve ritüelleriyle de dikkat çeken bir şehirdir. Zengin bir Kürt kültürel mirasına ev sahipliği yapan bu bölge, yüzyıllardır toplumsal dayanışmanın en güçlü göstergelerinden biri olan düğünleriyle hafızalarda yer edinmiştir. Ancak bugün, bu kültürel mirasın modernleşme ve dijitalleşme karşısında nasıl bir dönüşüm geçirdiğini tartışmak kaçınılmaz.
Eskiden Hakkâri’de bir düğün yalnızca iki insanın hayatını birleştirmesi anlamına gelmezdi; aynı zamanda bir köyün, bir mahallenin, bir aşiretin kenetlendiği, dayanışma ruhunun en yoğun hissedildiği bir sosyal olaydı. Düğünlerde damada atılan paralar, geline takılan takılar; bireysel bir zenginlik gösterisi değil, kolektif bir destek ve aidiyetin sembolüydü.

Ancak bugün geldiğimiz noktada, bu anlamlı ritüeller giderek “şova” dönüşmüş durumda. Halayların ruhu, hikâyesi, bir anlam taşıyan ezgileri; yerini mendil savaşlarına, sahne gösterilerine ve sosyal medyada “beğeni” kazanma mücadelesine bırakıyor. Geleneksel Kürt düğünlerinin en önemli yapıtaşlarından biri olan halaylar bile artık sembolik bir formda yaşatılıyor; özü kayboluyor, dışı süsleniyor.
Sosyal medya, hiç şüphesiz hayatın pek çok alanını dönüştürdü. Hakkâri’deki düğünler de bu dönüşümden muaf kalmadı. Artık bir düğün, orada bulunanlardan çok, Instagram’da kimlerin etiketlendiği, hangi videoların TikTok’ta daha çok izlendiği ile anlam kazanıyor. Düğünlerde para atma ve takı takma adeta birer “gösteri ritüeli”ne dönüşürken, bu durum toplumsal sınıf ayrımını derinleştiren bir unsur haline gelmeye başladı.

Bu süreçte en çok eleştirilmesi gereken aktörlerden biri de prodüksiyon şirketleridir. Kamera kadrajlarını bilinçli biçimde yöneten, sıradan bireyleri “kanaat önderi”, “iş insanı” veya “ağa” gibi unvanlarla lanse eden bu şirketler, toplumda yapay bir statü hiyerarşisi inşa etmektedir. Düğün videolarında bilinçli olarak ön plana çıkarılan kişiler, zamanla gerçekte olmayan bir toplumsal gücün taşıyıcısı gibi algılanmakta, bu da gerçek kanaat önderlerinin yerini göstermelik figürlerin almasına neden olmaktadır.

Hakkari'deki kazada can kaybı  5’e yükseldi
Hakkari'deki kazada can kaybı 5’e yükseldi
İçeriği Görüntüle

Bu durum, yalnızca düğün kültürünü değil, toplumsal hafızayı da çarpıtan bir yapıdadır. Eskiden itibarı emeğiyle, bilgeliğiyle ya da toplum yararına yaptığı katkılarla kazanan insanlar vardı. Şimdiyse birkaç sahneye çıkmak, kamera önünde birkaç dakikalık para saçmak yeterli sayılıyor.

Hakkâri’nin kültürel dokusu, yüzyıllardır süreklilik arz eden sözlü kültür öğeleriyle şekillenir. Bu şehir, dengbêjlik geleneğinden zılgıt seslerine, halaylardan folklorik kıyafetlere kadar çok katmanlı bir kültürel mirasa sahiptir. Ancak küreselleşme ve teknolojiyle gelen yeni yaşam tarzları, bu gelenekleri ya dönüştürmekte ya da sembolik düzeye indirgemektedir.

Modern düğün anlayışını savunan prodüksiyon şirketlerinin katkılarını inkâr etmek mümkün değil. Bir estetik sunma, anı ölümsüzleştirme çabası elbette değerlidir. Fakat bu çaba, kültürün özünü koruyacak şekilde yürütülmelidir. Aksi halde Hakkâri’nin düğünleri, yalnızca birer görsel tüketim nesnesi olmaktan
Bizlere atalarımızdan miras kalan bu düğün kültürü, yalnızca eğlenmek için değil; anlamak, hissetmek ve aktarmak için de yaşatılmalıdır. Düğünlerimizi gösteriden çok bir birliktelik anı, toplumsal dayanışma aracı olarak yeniden düşünmenin zamanı geldi. Sosyal medya ve gösteriş kültürü karşısında bu mirası koruyup geleceğe taşımak hepimizin sorumluluğudur.

Gerçek kanaat önderleri sahnede değil, halkın içinde, yaşamın içinde gizlidir. Onları kamerayla değil, vicdanla görmek gerekir.

Yeni bir yazıda, Hakkâri’deki düğün müzikleri ve sözlü geleneklerin toplumsal rolünü inceleyeceğiz. Şimdilik bir halay adımında buluşmak dileğiyle…

Muhabir: Haber Merkezi