HAKKARİ – Japonya'nın başkenti Tokyo'ya bağlı Takao Polis Karakolu'nda gözaltında bulunduğu sırada yaşamını yitiren Hakkrili yönetmen ve oyuncu Murat Çiçek'in ölümüyle ilgili tartışmalar sürüyor.
Avukatlarıyla birlikte Japon polis yetkilileriyle ilk resmi görüşmeyi gerçekleştiren aile, olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını isterken, bugün yapılacak ikinci görüşmede güvenlik kamerası görüntüleri ve resmi belgelerin kendileriyle paylaşılmasını talep edecek.
Ailenin aktardığı bilgilere göre Murat Çiçek, 25 Haziran'da kullandığı iş aracıyla bariyerlere sürtmesinin ardından trafik polisi tarafından Takao Polis Karakolu'na götürüldü.
İkamet izninde herhangi bir sorun bulunmadığının tespit edilmesine rağmen yanında pasaport ya da Japon kimlik kartı bulunmadığı gerekçesiyle gözaltına alındığı öne sürüldü. Polis eşliğinde evine gidilerek pasaportu alınmasına rağmen serbest bırakılmayan Çiçek'in yaklaşık 10 gün boyunca gözaltında tutulduğu belirtildi.
Aile, gözaltının ilk gününde yalnızca Japon vatandaşı bir arkadaşının kısa süreli görüşmesine izin verildiğini, Çiçek'in bu görüşmede sağlık durumunun iyi olduğunu, evraklarında herhangi bir sorun bulunmadığını ve kısa sürede serbest kalacağını düşündüğünü söylediğini aktardı. Daha sonra kendisini görmek isteyen diğer arkadaşlarının ise karakola alınmadığı ifade edildi.
Polisin aileye verdiği bilgiye göre Murat Çiçek, 1 Temmuz akşamı karın ağrısı şikayetinde bulundu. İlk olarak karakola çağrılan bir doktor tarafından muayene edildiği ve ilaç verildiği, ancak hastaneye sevk edilmediği belirtildi. Ağrılarının şiddetlenmesi üzerine gece saatlerinde Tokyo Tıp Üniversitesi Hachioji Tıp Merkezi'ne götürülen Çiçek'e çeşitli tetkikler yapıldığı ancak bunların neler olduğuna ilişkin bilgi verilmediği kaydedildi.
Muayenenin ardından yeniden karakoldaki hücresine götürülen Çiçek'in sabah saatlerinde hareketsiz bulunduğu, ambulansla tekrar hastaneye kaldırıldığı ancak 2 Temmuz saat 07.45'te yaşamını yitirdiği bildirildi.
Ön otopsi raporunda ölüm nedeni "bağırsak ülserine bağlı karın zarı delinmesi" olarak yer alırken, aile raporda Çiçek'in gözaltında olduğuna veya hastaneye hangi koşullarda getirildiğine ilişkin herhangi bir bilginin bulunmadığını vurguladı. Aile, bu nedenle olayın yalnızca polisin sözlü anlatımına dayandığını savunarak birçok sorunun halen cevapsız olduğunu dile getirdi.
Açıklamada, ikamet izninde herhangi bir sorun bulunmayan Murat Çiçek'in neden gözaltına alındığı, pasaportu getirildikten sonra neden serbest bırakılmadığı, ilk sağlık şikayetinde neden doğrudan hastaneye sevk edilmediği, karakola gelen doktorun hangi muayeneyi yaptığı ve hangi ilacı verdiği, hastanede hangi tetkiklerin uygulandığı, sağlık durumu ağırlaşmasına rağmen neden yeniden hücreye konulduğu ile ölümün gerçekleştiği yer ve saatin neden yalnızca hastane kayıtlarında yer aldığı sorularına yanıt verilmesi istendi.
Aile ayrıca karakoldaki tüm süreci ortaya koyacak güvenlik kamerası görüntüleri, resmi tutanaklar ve sağlık kayıtlarının paylaşılmasını talep ederken, polisin bugüne kadarki açıklamalarının şüpheleri gidermek yerine yeni soru işaretleri doğurduğunu ifade etti.
Aile ile Takao Polis Karakolu yetkilileri arasındaki ikinci görüşmenin bugün (13 Temmuz) yapılması bekleniyor. Toplantıya ailenin avukatı, Japonya'ya giden aile üyeleri ile Japonya'daki Kürt toplumunun temsilcileri de katılacak. Görüşmede polis tarafından öne sürülen iddiaları destekleyen kamera kayıtları ve diğer delillerin paylaşılması istenecek.
Öte yandan ailenin hukuki girişimlerini sürdürdüğü, Murat Çiçek'in cenazesinin halen Takao Polis Karakolu'nun gözetiminde bulunduğu ve 16 Temmuz'da Türkiye'ye gönderilmesinin planlandığı belirtildi. Aile, cenaze Türkiye'ye ulaştıktan sonra defin işlemi öncesinde bağımsız bir üçüncü otopsi yapılmasını da talep ediyor.
Yaşanan gelişmelerin ardından sanatçı Rewşan da Japonya'nın Saitama kentinde vermeyi planladığı konserini iptal etti. Rewşan, yaptığı açıklamada Murat Çiçek'in gözaltında yaşanan ihmaller sonucu hayatını kaybettiğini belirterek ailesine ve sevenlerine başsağlığı diledi.



