HAKKARİ – Hakkari kent merkezine 20 kilometre uzaklıkta bulunan Ağaçdibi (Kehe) köyünde yaşayan 67 yaşındaki Fahri Adıyaman, çocukluk yıllarında babasından öğrendiği arıcılığı yaklaşık 60 yıldır sürdürüyor.
Ömrünün büyük bölümünü arıların arasında geçiren Adıyaman, bu meslek sayesinde çocuklarını okuttuğunu belirterek, arıcılığın kendisi için vazgeçilmez olduğunu söyledi.

Çocuk yaşlarda babasının arılarıyla tanışan Adıyaman, 1985 yılında Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından verilen arıcılık kursuna katılarak bilgisini geliştirdi. Yıllar boyunca hem besicilik hem de arıcılıkla uğraşan Adıyaman, arıcılıktan elde ettiği gelirle çocuklarını okuttu.
Adıyaman, son yıllarda balın eski değerini görmemesi ve artan maliyetler nedeniyle arıcılığın geçimini karşılamada zorlandığını ifade etti.

Daha önce 380 kovana sahip olduğunu belirten Adıyaman, arıcılığın kendisini kurtarmaması nedeniyle kovan sayısının 180'e kadar düştüğünü söyledi.
Adıyaman, “Daha önce arıcılık çok iyiydi. Ben çocuklarımı arıcılık yaparak okuttum. Fakat son birkaç yıldır artık bal eski değerinde kalmadı. Kimse de bize sahip çıkmıyor. Artık arıcılık kurtarmıyor. Ne yaparsam masrafını çıkartmıyor.” dedi.

Bölgenin arıcılık açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Adıyaman, Ağaçdibi ve çevresinin zengin bitki örtüsü ve temiz doğası sayesinde kaliteli bal üretimine elverişli olduğunu ifade etti.
Bölgede sümbül başta olmak üzere çok sayıda çiçek ve meyve ağacının bulunduğunu anlatan Adıyaman, “Bizim bölgemiz dağlık ve ağaçlıktır. Çiçeği de ağacı da meşhurdur. Sümbül çiçeği başkadır. Hangi meyveyi istersen burada var. Doğası temizdir. Balı da bu doğaya göre çok güzeldir.” diye konuştu.

Kış aylarında arılarını daha uygun bölgelere götürdüğünü belirten Adıyaman, destek verilmesi halinde üretim kapasitesini yeniden artırabileceğini söyledi.
Arıcılığın sürdürülebilmesi için arı ve ilaç desteğinin yanı sıra üretilen balın pazarlanabileceği alanlara ihtiyaç olduğunu dile getiren Adıyaman, Hakkari balının markalaştırılması gerektiğini vurguladı.

Adıyaman, “Biz kendimize sahip çıkamıyoruz. Bir tezgah açılsa... Karadenizliler öyle yapıyor, kendi markalarını oluşturuyorlar. Oysa Hakkari balı daha kalitelidir. Karadeniz’den, İzmir’den, Muğla’dan gezginci arıcılar buraya geliyor. Niye buraya geliyorlar? Ama biz kendimize sahip çıkamıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Hakkari Ziraat Odası Başkanı Naif Önal da kentin arıcılık sektöründe büyük bir potansiyele sahip olduğunu söyledi.

Arıcılığın Hakkari için ideal bir uğraş olduğunu belirten Önal, arıcıların zorlu coğrafi şartlara ve yüksek maliyetlere rağmen üretimlerini sürdürmeye çalıştığını ifade etti.
Hakkari'de arıcılıkla ilgili bal arıtma ve paketleme tesisi bulunmadığına dikkat çeken Önal, iş insanlarına yatırım çağrısında bulundu.

Önal, “Hakkari arıcılık sektöründe önemli bir konuma sahip. Hala arıcılık konusunda bir işletmemiz yok. Buradan iş insanlarına sesleniyorum. Hakkari’de bir bal arıtma, bal paketleme gibi tesislere ihtiyacımız var. Bunun pazarı ancak böyle sağlanabilir.” dedi.
Arıcıların yıl boyunca kovanlarıyla ilgilendiğini, kış aylarında ise arılarını farklı bölgelere taşımak zorunda kaldığını belirten Önal, yüksek girdi maliyetlerinin üreticileri zorladığını söyledi.

Önal, gerekli desteklerin sağlanması halinde Hakkari’de arıcılığın daha da gelişeceğini belirterek, “Ağır girdi maliyetlerini çiftçimizin üzerinden aldığımız zaman emin olun o çiftçimiz bu mesleğini devam ettirir. Biz bu imkanları bu çiftçilere sağladığımızda emin olun bu meslek daha çok büyüyecek, daha çok gelişecek.” ifadelerini kullandı.

Yaklaşık 60 yıldır arıcılıkla uğraşan Fahri Adıyaman ise yaşına rağmen arılarından vazgeçmiyor. Adıyaman, üretimin sürdürülebilmesi ve Hakkari balının hak ettiği değeri bulması için destek ve pazarlama imkanlarının artırılmasını istiyor.





