HAKKARİ – Eğitim Sen Hakkari Şubesi, 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde kentteki eğitim sorunlarına ilişkin açıklama yaparak, okulların fiziki durumu, yıkım ve yeniden yapım süreçleri, öğretmen açığı, ikili ve taşımalı eğitim ile yönetici görevlendirmelerine ilişkin çok sayıda sorun ve soru işaretinin bulunduğunu bildirdi.
Eğitim Sen Şube Yürütme Kurulu tarafından yapılan yazılı açıklamada, kentte yıllardır biriken eğitim sorunlarına yenilerinin eklendiği belirtilerek, öğrencilerin güvenli, sağlıklı ve nitelikli eğitim hakkının güvence altına alınması gerektiği vurgulandı.
Açıklamada, kentte 10 okul binasının yıkılmasına karar verildiği, ancak söz konusu okulların ne zaman yeniden yapılacağına ilişkin kamuoyuna açıklanmış somut bir takvim bulunmadığı ifade edildi.
Yüksekova’da 4 yıl önce yıkılan Atatürk İlkokulu’nun henüz tamamlanmadığına ve Şehit Yarbay Mesut Kuru İlk/Ortaokulu’ndaki güçlendirme çalışmalarının uzun sürdüğüne dikkat çeken Eğitim Sen, yıkılması planlanan okulların da benzer bir süreçle karşı karşıya kalıp kalmayacağını sordu.
Sendika, öğrencilerin yıllarca geçici çözümlere ve taşımalı eğitime mahkum edilmemesi gerektiğini belirterek, yıkım kararları alınırken yeniden yapım süreçlerinin de eş zamanlı planlanmasını ve kamuoyuyla açık, şeffaf ve bağlayıcı bir takvim paylaşılmasını istedi.
Açıklamada, yeni yapılan veya yapımı tamamlanmak üzere olan bazı okul binalarına ilişkin iddialara da yer verildi.
Spor Lisesi yanında Özel Eğitim Uygulama Okulu için planlanan ve yapımı tamamlanmak üzere olan okul binasının zemininin uygun olmadığı, binanın dere yatağına yapıldığı ve zeminde kayma yaşandığı yönündeki bilgilerin kaygı verici olduğu savunuldu. Eğitim Sen, söz konusu iddiaların bağımsız ve bilimsel yöntemlerle incelenmesi ve sonuçların kamuoyuyla paylaşılması çağrısında bulundu.
Sendika açıklamasında, okul binalarının yapımında hangi zemin etütlerinin gerçekleştirildiği, hangi mühendislik hesapları ve teknik standartların esas alındığı ve yapım sürecinde gerekli denetimlerin eksiksiz yapılıp yapılmadığı sorularına yanıt istedi.
Eğitim Sen, çocukların ve eğitim emekçilerinin can güvenliğini ilgilendiren okul binalarında herhangi bir soru işaretinin bulunmaması gerektiğini belirterek, iddialar söz konusuysa gerekli teknik incelemelerin yapılmasını talep etti.
Kentteki fiziki yetersizlikler ve deprem riskinin yeni ortaya çıkmış sorunlar olmadığına dikkat çekilen açıklamada, bina güvenliği, derslik ihtiyacı ve eğitim altyapısındaki eksikliklerin yıllardır bilindiği ifade edildi.
Eğitim Sen, sorunların zamanında çözülmediğini ve ihtiyaçların öngörülerek planlanmadığını savunarak, kamu yönetiminin yıllar içinde biriken sorunları son anda üst üste yığmak yerine önceden tespit edip aşamalı biçimde çözmesi gerektiğini belirtti.
Açıklamada, çok sayıda okulun aynı dönemde yıkılması, öğrencilerin başka okullara taşınması ve okul birleştirmelerinin gündeme gelmesinin eğitim yönetimindeki planlama ve koordinasyonun yeterliliği konusunda soru işaretleri oluşturduğu kaydedildi.
Eğitim Sen, eğitim kurumlarındaki yönetici görevlendirmelerine ilişkin de eleştirilerde bulundu.
Açıklamada, BİLSEM’de görev yapan ve başarılı çalışmalarıyla bilinen bir öğretmenin, kamuoyuna açık ve ikna edici bir gerekçe ortaya konulmadan görevden alındığı ve yerine başka bir öğretmenin müdür olarak görevlendirildiği iddiasına yer verildi.
Proje okullarındaki yönetici görevlendirmelerinde de bazı kişilerin belirli bir sendikayla ilişkilendirildiği öne sürülerek, bazı görevlendirmelerde yöneticilerin branş ve alanlarının okulun ihtiyaçları ve ilgili mevzuatta öngörülen kriterlerle uyumlu olmadığı iddia edildi.
Sendika, yönetici atamalarında liyakat, deneyim, başarı ve mesleki yeterliliğin esas alınması gerektiğini belirterek, görevlendirmelerin objektif, açık ve denetlenebilir kriterlere dayandırılması çağrısında bulundu.
Açıklamada kentteki bir diğer önemli sorunun ise ikili ve taşımalı eğitim olduğu belirtildi.
Çok sayıda okulda ikili öğretimin sürdüğü ifade edilerek, öğrencilerin daha uzun süre okulda kalmasına ve öğretmenlerin çalışma koşullarının olumsuz etkilenmesine neden olduğu savunulan uygulamanın kalıcı biçimde çözülmesi istendi. Taşımalı eğitimin de öğrencilerin eğitim hayatı açısından oluşturabileceği risklere dikkat çekildi.
Atatürk İlk/Ortaokulu öğrencilerinin Yunus Emre İlk/Ortaokuluna taşınmasıyla ortaya çıkan koşulların da değerlendirilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, özellikle küçük yaş grubundaki öğrencilerin dördüncü kata çıkmak zorunda kalacak olmasının öğrenci güvenliği ve eğitim ortamı açısından soru işaretleri oluşturduğu ifade edildi.
Spor Lisesi binasına yerleşecek ve ikili öğretim yapacak Güzel Sanatlar Lisesi ile Spor Lisesinin ders programlarının nasıl uygulanacağının da belirsiz olduğu belirtildi.
Derslerin tek bir öğüne sıkıştırılması halinde teneffüs ve dinlenme sürelerinin kısalabileceği, öğrencilerin sosyal ihtiyaçları için ayrılan zamanın azalabileceği ifade edilerek, iki okulun ders programlarının öğrencilerin ve öğretmenlerin çalışma koşulları dikkate alınarak hazırlanması istendi.
Eğitim Sen ayrıca Sümbül Anadolu Lisesi ile Ticaret Lisesinin aynı binayı ortak kullanmasından kaynaklanan sorunları örnek göstererek, Güzel Sanatlar Lisesi ile Spor Lisesinin aynı binada eğitim görmesine ilişkin planlamada geçmişte yaşanan benzer sorunların dikkate alınması gerektiğini savundu.
Açıklamada Akçalı İlk/Ortaokulunda öğretmenler için lojman bulunmadığına da dikkat çekildi.
Kırsal bölgelerde görev yapan öğretmenlerin barınma, ulaşım ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi gerektiği belirtilirken, öğretmenlerin görev yerlerinde uygun yaşam koşullarına sahip olmasının eğitim hizmetinin sürekliliği açısından önem taşıdığı ifade edildi.
Okulların eğitim öğretime hazırlanmasının yalnızca bina sorunlarıyla sınırlı olmadığı vurgulanan açıklamada, temizlik personeli görevlendirmelerinin ne zaman tamamlanacağının belirsiz olduğu ileri sürüldü.
Eğitim Sen, okulların eğitim yılı başlamadan önce temiz, hijyenik ve sağlıklı bir ortamda eğitim verebilmesi için yeterli sayıda yardımcı hizmetler ve temizlik personelinin görevlendirilmesini istedi.
Okullarda görevlendirilecek güvenlik personelinin belirlenmesinde de şeffaflık ve liyakat ilkelerinin esas alınması gerektiği belirtilerek, görevlendirmelerin hangi kriterlere göre yapıldığının kamuoyuna açıklanması talep edildi.
Eğitim Sen açıklamasında, kentte 1000’e yakın öğretmen ihtiyacı bulunduğu öne sürüldü.
Bakanlığın öğretmen açığını gidermek amacıyla yeterli atama yapmak yerine Millî Eğitim Akademisi üzerinden yeni bir süreç yürüttüğü savunularak, öğretmen ihtiyacının kadrolu, güvenceli ve yeterli atamalarla karşılanması gerektiği belirtildi.
Sendika ayrıca 2025-2026 eğitim öğretim yılında kentte 8. ve 12. sınıf öğrencilerinin yerleştirme sonuçlarında önceki yıllara kıyasla belirgin düşüş yaşandığını iddia ederek, İl Milli Eğitim Müdürlüğünün eğitim politikalarının ve yönetim anlayışının sorgulanması gerektiğini savundu.
Eğitim öğretim yılının başlamasına kısa süre kala yetkililere çağrıda bulunan Eğitim Sen, yaşanan sorunların nedenlerinin, alınan ve alınması planlanan önlemlerin kamuoyuna kapsamlı ve şeffaf biçimde açıklanmasını istedi.
Eğitim Sen, açıklamasında eğitimde adalet ve fırsat eşitliği açısından anadilin de dikkate alınması gerektiğini savundu.
Çocukların anadillerinin yok sayılmadığı, farklı dil ve kültürlerin tanındığı bir eğitim sistemi oluşturulması gerektiği belirtilen açıklamada, başta Kürtçe olmak üzere farklı anadillerin eğitim süreçlerinde yaşatılması, geliştirilmesi ve güvence altına alınması çağrısı yapıldı.
Eğitim Sen, açıklamasının sonunda eğitim alanındaki sorunlara ilişkin yetkililerin yanıtlamasını istediği soruları da sıraladı.
Sendika; yıkılmasına karar verilen okulların ne zaman yeniden yapılacağını, Yüksekova’da 4 yıl önce yıkılan Atatürk İlkokulunun neden tamamlanmadığını, Özel Eğitim Uygulama Okulunun zeminiyle ilgili iddiaların araştırılıp araştırılmadığını ve okul binalarının yapımında hangi teknik kriterlerin esas alındığını sordu.
Ayrıca ikili öğretimin ne zaman sona ereceği, Atatürk İlk/Ortaokulu öğrencilerinin Yunus Emre İlk/Ortaokulundaki fiziki koşullarının nasıl planlandığı, Güzel Sanatlar ve Spor liselerinde ders ve teneffüs sürelerinin nasıl uygulanacağı, güvenlik personeli görevlendirmelerinde hangi kriterlerin kullanılacağı, 1000’e yakın olduğu belirtilen öğretmen açığının nasıl giderileceği, Akçalı’daki öğretmenlerin barınma sorununun nasıl çözüleceği ve temizlik personeli ihtiyacının ne zaman karşılanacağı yönünde sorular yöneltildi.
Eğitim Sen, eğitimde yaşanan sorunların çözümünün öğrenciler, veliler, eğitim emekçileri, sendikalar ve diğer eğitim bileşenlerinin karar süreçlerine katıldığı ortak akıl ve iş birliğinden geçtiğini belirtti.
Açıklamanın sonunda okul binalarının güvenliği konusunda gerekli teknik incelemelerin yapılması, öğretmen açığının yeterli ve güvenceli atamalarla giderilmesi, okulların fiziki ihtiyaçlarının karşılanması, ikili öğretimin sona erdirilmesi ve öğrencilerin güvenli ve sağlıklı eğitim ortamlarına erişiminin sağlanması çağrısında bulunuldu.


