Dijitalleşen dünyada el yazısı giderek daha az kullanılıyor. Bilgisayar, tablet, cep telefonları, dijital kalemler ve sesli mesajlar hayatımızda giderek daha önemli rol oynarken el yazısı unutulmaya yüz tuttu.

Fiber altyapı uzunluğu dünyayı 16 kez sardı
Fiber altyapı uzunluğu dünyayı 16 kez sardı
İçeriği Görüntüle

Yoğun dijitalleşmenin sonucu özellikle çocuk ve gençlerde gözlemleniyor. Almanya'da 2022'de yapılan bir araştırmaya göre erkek çocuklarının yarısından fazlası, kız çocuklarının üçte biri yazmakta zorluk çekiyor.

Beyin ve eğitim araştırmacılarının yaptığı araştırmada, el yazısı kullanımındaki azalmanın üç ana sorunu beraberinde getirdiği gözlemlendi. Buna göre az yazanlar yazı örgüsü yaratmada zorluk çekiyor, yazma hızı düşüyor ve okunurlukta sorunlar yaşanıyor. Bu sorunların, korona pandemisi sonrasında daha da arttığına işaret ediliyor.

Araştırmanın bir başka dikkat çekici sonucu, ortaokul çağındaki öğrencilerin neredeyse yarısının yarım saatten fazla yazı yazmakta zorlanır hale gelmesi.

Eğitim bilimci Stephanie Ingrid Müller, yazma ve beyindeki ince motorik temel becerilerde on yıllardır güçlü bir gerileme gözlemlediklerini belirtiyor.

Çocukların yazmakta giderek daha fazla zorlanması, öğrenme başta olmak üzere başka alanlarda da olumsuz etki yaratıyor. Elle yazan, harfleri daha iyi algılayabiliyor, bunun sonucu daha iyi ve akıcı okuyabiliyor ve içeriği daha iyi anlayabiliyor.

El yazısının kültürel değerinin yanı sıra beyin fonksiyonlarını harekete geçirici etkisi, çok sayıda bilimsel araştırmayla da kanıtlanmış durumda.

Müller, elle yazı yazmanın modası geçmiş bir kültürel teknik değil, son derece karmaşık bir nörobiyolojik beceri olduğunun altını çiziyor. Bu karmaşık süreçte beyindeki motorik, algılama, dil, hafıza, dikkat, duyguları düzenleme gibi çeşitli kavramlar iç içe geçiyor ve bu da düşünce süreçlerini, metnin anlaşılmasını, öğrenme, yaratıcılık ve sorun çözme kabiliyetini destekliyor.

Almanya'daki Yazı Motorik Enstitüsü'nden Tal Hoffmann da yazının güzel ama vazgeçilebilir bir kültür tekniği olmadığına, dijital çağda bile eğitim için büyük önem taşıdığına vurgu yapıyor. Nörobilim alanındaki çalışmaların ortaya koyduğu sonuçlara dikkat çeken Hoffmann, elle yazı yazmanın beyinde izler bıraktığını ve beyin gelişimini desteklediğini belirtiyor. Elle yazı yazarken 30'dan fazla kas ve 17 eklemin koordine edilmesi gerekiyor. Bu sırada beyinde 12 farklı bölge harekete geçiyor.

Bilimsel araştırmalar okuma ve yazmayı öğrenme sürecinin birbiriyle bağlantılı olduğunu da ortaya koyuyor. Hoffmann çocuk ya da yetişkin olsun, kişilerin el yazısı sayesinde okumayı daha çabuk öğrendiklerine, olguları daha iyi fark ve ayırt edebildiklerine, içeriği daha iyi anlayabildiklerine dikkat çekiyor. Hoffmann, okullarda sınav öncesi yazılan kopya kağıtlarını örnek veriyor. Küçük boyutta elle yazılan kopyalar akılda kalıcılaşıyor, sınavda çoğunlukla bakmaya gerek bile kalmıyor.

Elle yazılan notların dijital notlara göre daha iyi akılda tutulabildiğini, bilimsel araştırmalar da ortaya koyuyor. Norveç Bilim ve Teknoloji Üniversitesinden araştırmacıların 36 üniversite öğrencisi üzerinde yaptığı araştırmaya göre elle kâğıda yazı yazanların beyin aktivitesi, klavyede yazanlarınkinden daha fazla.

Elle yazı yazarken beyin aktivitesi, tam da öğrenme için önemli olan, hafıza ve bilgi işlemeden sorumlu beyin bölgelerinde artıyor. Kalem kullanırken yapılan el hareketleri de öğrenmeye olumlu etki ediyor.

Ancak buna rağmen pek çok ülkede el yazısı müfredattaki ağırlığını yitiriyor. 2016 yılında Finlandiya'nın okullarda el yazısını kaldırma planı tüm dünyada büyük yankı uyandırmıştı. Finlandiya, dijitalleşmeye destek ve klavye yazımına odaklanmak üzere okullarda harflerin birbirine bağlı ve eğri yazıldığı bitişik el yazısını büyük ölçüde kaldırdı. El yazısı, harflerin birbirinden ayrı ve dik yazıldığı blok yazıya indirgendi. Finlandiya örneğini Norveç izledi. ABD'de de bitişik el yazısı büyük ölçüde kayboldu.

Ancak el yazısından uzaklaşmanın özellikle çocuk ve gençlerde öğrenme ve beyin gelişimine olumsuz etkileri bu ülkeleri de dijitalleşme önlemlerinden geri adım atmaya yöneltti. Alman uzman Tal Hoffmann, bu ülkelerin kalemsiz yazmanın iyi sonuçlar vermediğini gördüğünü ve el yazısına döndüğünü belirtiyor. Eğitim bilimcilere göre dijital yöntemleri tamamen eğitim sisteminden çıkarmak da çözüm değil. Uzmanlar, geleceğin eğitim sistemi için en iyi çözümün dijital ve analog öğrenme metotlarının kombinasyonu olduğu görüşünde.

Dijitalleşmenin olumsuz etkilerine karşı güzel yazma sanatı kaligrafi yeniden dikkat çekmeye başladı. Gündelik koşturmacadan uzaklaşmak, konsantrasyonu artırmak ve sakinleşmek için kaligrafiyi hobi olarak yeniden keşfedenler var.

Dijitalleşen dünyada el yazısının önemini vurgulamak ve teşvik etmek amacıyla 23 Ocak Dünya El Yazısı Günü ilan edilmişti. Bu gün, ABD'nin Bağımsızlık Bildirgesi'nin ilk imzacısı John Hancock'un doğum gününe denk geliyor. 23 Ocak 1776 doğumlu Hancock'un uzun ve gösterişli imzası, el yazısının üstadı olarak anılmasına neden olmuştu.

Muhabir: Zeki DARA