Üniversitenin Ziraat Fakültesi Entomoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Biyoçeşitlilik Bilim Müzesi Kurucu Direktörü Prof. Dr. Levent Gültekin ile Doç. Dr. Neslihan Gültekin, Erzurum ve Hakkari’de yürüttükleri saha çalışmaları sonucunda iki yeni hortumlu böcek türünü bilim dünyasına kazandırdı. Türler, 2 yılı aşkın taksonomik inceleme ve mikroskobik analiz sürecinin ardından literatüre dahil edildi.
Keşfedilen türlerden biri Erzurum’un Pasinler ilçesine bağlı Çiçekli köyünde, diğeri ise Hakkari’de Zap Vadisi’nde tespit edildi. Çalışma, uluslararası hakemli bir dergide yayımlanarak bilimsel geçerlilik kazandı.
Pholicodes cinsine ait iki yeni tür tanımlandı
Levent Gültekin, 25 yıldır hortumlu böcekler (Curculionidae) üzerine araştırmalar yürüttüklerini belirterek, Doğu Anadolu Bölgesi’nden iki yeni türü dünya literatürü için isimlendirdiklerini söyledi. Çiçekli köyünde pelin otu (Artemisia) üzerinde beslenen türe “Pholicodes artemisiae”, Zap Vadisi’nde tespit edilen türe ise “Pholicodes hakkaricus” adı verildi.
Neslihan Gültekin, Artemisia bitkisinin kök bölgesinde tespit ettikleri örneğin literatürde karşılığı olmadığını belirlediklerini ve detaylı morfolojik analizler sonrası yeni tür olduğuna karar verdiklerini ifade etti. Her iki türün de geniş burunlu hortumlu böcek grubunda yer aldığı kaydedildi.
Erzurum Ve Hakkari’de Bulundu Bilim Dünyası Bu Böcekleri Konuşuyor
Kanatsız böceklerde endemizm oranı yüksek
Prof. Dr. Gültekin, tanımlanan iki türün de arka kanatlarını kaybetmiş böcek grubuna dahil olduğunu vurguladı. Kanatsız böceklerde endemizm oranının yüksek olduğunu belirten Gültekin, sınırlı yayılım gösteren bu türlerin belirli lokasyonlara özgü olabildiğine dikkat çekti.
Türkiye’nin biyocoğrafik konumu nedeniyle yüksek biyoçeşitlilik potansiyeline sahip olduğunu ifade eden Gültekin, uygun yöntemlerle yapılacak saha araştırmalarının ülkenin endemik tür zenginliğini daha net ortaya koyacağını söyledi.
Böcek popülasyonlarındaki azalma insan kaynaklı
Araştırmalarının yalnızca yeni tür keşfiyle sınırlı olmadığını dile getiren Gültekin, böcek türleri ve popülasyonlarındaki küresel azalışa da dikkat çekti. Avrupa’da bu konuda özel proje çağrıları açıldığını belirten Gültekin, böcek popülasyonlarının azalmasının ekosistem sürdürülebilirliği açısından ciddi risk oluşturduğunu ifade etti.
İnsan faaliyetlerine bağlı doğal kaynak tüketiminin ekosistem çöküşünü hızlandırdığına işaret eden Gültekin, birçok bilimsel çalışmada dünyanın biyolojik çeşitlilik açısından altıncı kitlesel yok oluş sürecine doğru ilerlediğine yönelik değerlendirmeler bulunduğunu kaydetti.
Uluslararası dergide yayımlandı
Gültekin çifti tarafından yürütülen çalışma, Web of Science verilerine göre Q2 kategorisinde yer alan uluslararası hakemli PeerJ dergisinde yayımlandı. Bu yayınla birlikte “Pholicodes artemisiae” ve “Pholicodes hakkaricus” türleri resmi olarak dünya literatürüne kazandırılmış oldu.
Araştırmacılar, Anadolu’da henüz tanımlanmamış çok sayıda tür bulunduğunu ve taksonomik çalışmaların devam edeceğini belirtti.
