DEM Parti, 5. Olağan Büyük Kongresi’nin tarihini öne çekti. DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, daha önce 20 Eylül olarak planlanan kongrenin 6 Eylül Pazar günü Ankara’daki Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde gerçekleştirileceğini açıkladı.
Doğan, kongrenin partinin yeniden yapılanma sürecinin başlangıcı olacağını belirterek, delegelerin katılımıyla gerçekleştirilecek kongrede yeni döneme ilişkin önemli değerlendirmelerin yapılacağını söyledi.
Süreçle ilgili açıklamalarda da bulunan Doğan, yaşanan gelişmelerin yalnızca siyasi tarafları ilgilendiren bir konu olmadığını, Türkiye’nin geleceğini doğrudan etkileyen bir dönemden geçildiğini ifade etti. Doğan, sürecin herhangi bir pazarlık veya gizli gündem üzerinden yürütülmediğini savunarak, 86 milyon vatandaşın geleceğini ilgilendiren bir süreç olduğunu dile getirdi.
Çatışmalı dönemden demokratik siyasete geçişin hukuki zemininin oluşturulması gerektiğini belirten Doğan, silahlı mücadeleyi bıraktığını ilan eden ve kendisini feshettiğini açıklayan bir yapı bulunduğunu söyledi. Bu yapının ortaya çıkardığı hukuki sonuçların düzenlenmesi için yasal bir çerçeve oluşturulması gerektiğini ifade eden Doğan, geçmişte yaşanan çatışma ve ayrışmaların geride bırakılarak yeni bir dönemin başlatılması gerektiğini kaydetti.
Çerçeve yasaya ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Doğan, düzenlemenin kendilerinin tüm beklentilerini karşılamadığını ancak sürecin ilerlemesi açısından önemli olduğunu belirtti. Hukuki ve idari adımların gecikmeden atılması gerektiğini vurgulayan Doğan, sürecin uzamasının çeşitli riskleri beraberinde getirebileceği uyarısında bulundu.
Doğan ayrıca, İmralı heyetinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştireceği görüşmede son gelişmelerin ele alınacağını belirterek, sürecin sağlıklı şekilde ilerlemesi için gerekli adımların zamanında atılması gerektiğini söyledi.
Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın durumuna ilişkin soruyu da yanıtlayan Doğan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararları bulunan kişiler açısından yeni bir yasal düzenlemeye ihtiyaç olmadığını savundu. Doğan, Demirtaş, Yüksekdağ ve ilgili kararların bulunduğu diğer tutuklu ve hükümlülerin daha fazla içeride tutulmaması gerektiğini ifade etti.



