Kağıt ve tuval yerine halıları zemin olarak kullanan Aytaç, sosyal medya üzerinden paylaştığı ve beğeni toplayan duvar halılarını dünyanın dört bir yanına sipariş üzerine gönderiyor.
Elazığ'da bir kurumda mühendis olarak çalışan Aytaç, zaman zaman Kayseri'de yaşayan teyzesinin evinde de resim çalışmalarını sürdürüyor.
Gizem Aytaç, AA muhabirine, babasının çok güzel resimler yaptığını, çocukluk yıllarında buna özendiğini ve defterlerine özellikle kız çocuğu resimleri çizdiğini söyledi.
Fırat Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü'nde okurken bir süre uzak kaldığı resme salgın döneminde esnek çalışmayla birlikte yeniden başladığını anlatan Aytaç, sosyal medyada gördüğü resim çizme videolarından çok etkilendiğini belirtti.
Bu tutkunun gittikçe büyüdüğünü ifade eden Aytaç, "Resim çizince dış dünyadaki bütün sıkıntılarımı, dertlerimi unuttuğumu, hayal dünyamın içerisinde çok güzel vakit geçirdiğimi gördüm. Bu benim için çok güzel bir tutkuydu." dedi.
Aytaç, hem işine devam ettiğini hem de akşamları ve hafta sonları resim yaptığını, kara kalem ve yağlı boya çalışmalarını sosyal medyada paylaştığını, özellikle portre çalışmalarının çok beğenildiğini vurguladı.
"Halıya resim çizmek kırılma noktam oldu"
Bir halı firmasının kendisine portrelerini halı yüzeyine çizmeyi teklif ettiğini dile getiren Aytaç, şunları kaydetti:
"Burası benim kırılma noktam oldu. Resimde çok farklı bir alandı çünkü tuval gibi, kağıt gibi bir yüzey değil, bambaşka bir yüzey. Burası bizim aslında geçmişle bağ kurduğumuz bir yüzey, halı yüzeyi, halı desenleri, Türk motifleri. İlk önce tedirginlikle yaklaştım aslında bu teklife. İlk resmimi çizdikten sonra hem motiflerin hem de resimle birlikte dengeli şekilde o eserin görüntüsü beni çok fazla cezbetti, eskiye götürdü. Eskiyle birlikte modern sanatın birbiriyle o şekilde bir görüntü oluşturması bende büyük bir yankı uyandırdı."
Aytaç, eserlerinin görülmesi için sosyal medyaya koyduğunu, bu kadar beğenileceğini tahmin etmediğini dile getirdi.
Hatta bazı ressamların ve sanatkarların da denemek istediğini belirten Aytaç, "Bu benim için de çok güzel bir deneyimdi. Dünyada böyle resim yapan sanatçılar da varmış. Onların eserleri de çok güzeldi. Türkiye'de de sanırım ilk farkındalık neredeyse benimle oluşmuş oldu. Bambaşka bir yüzeye, geleneksel motiflerin üzerine bağ kurduğumuz tarihten insanların yansıtılmasını insanlar çok sevdi." ifadelerini kullandı.
"Yurt dışında pek çok kişiyle çalıştım"
Aytaç, öncelikle çizeceği temayı belirlediğini, sonra buna uyumlu halıyı seçtiğini, dijital bir ortamda bunu simüle ettiğini, temanın halının üzerinde nasıl durduğuna baktığını ve daha sonra kömürle ya da akrilik boya ile eserin taslağını çıkardığını, nihayetinde de akrilik ve yağlı boya ile boyama yaptığını söyledi.
4 metrekarelik halıya kadar resim yaptığını ve bunu 6 metrekarelik bir halıda planladığını belirten Aytaç, tema portreyse çalışmayı 8-10 günde tamamladığını, yanında başka temalar da varsa biraz daha zaman alabildiğini dile getirdi.
Aytaç, tarihi şahsiyetleri, kadın sultanları ve tanınmış yüzlerin portreleri ile Anadolu parsı, at gibi figürler ve manzaraları halı yüzeyine çizdiğini ifade etti.
Kadife halılar başta olmak üzere bambu, akrilik, ipek halılarla da çalıştığını anlatan Aytaç, "Yurt dışında pek çok kişiyle çalıştım. Özellikle Almanya, Hollanda, Suudi Arabistan, Senegal, ABD. Birçok ülkeye, birçok yere eserlerimi gönderdim ve çalışmalar yaptım." diye konuştu.
Aytaç, bitirdiği bir esere baktığı zaman hem kendiyle gurur duyduğunu hem de kökleriyle sanki yeniden bağ kurup konuşuyormuş gibi hissettiğini sözlerine ekledi.



