Kovid-19 döneminde ailesinden ayrılarak yalnız yaşamaya başlayan M.K'nin 24 yaşındayken alkol kullanımı arttı. Arkadaş çevresinin etkisiyle madde kullanmaya da başlayan M.K, süreç içerisinde iş hayatında sorunlar yaşadı ve ailesinin güvenini kaybetme noktasına geldi.

M.K, 5 yıllık bağımlılığının ardından farklı tedavi yöntemlerini denemesine rağmen bundan kurtulamayınca ablasının yönlendirmesiyle YEDAM'a başvurdu.

Vatandaşlardan CİMER'e yüz binlerce teşekkür mesajı
Vatandaşlardan CİMER'e yüz binlerce teşekkür mesajı
İçeriği Görüntüle

Merkezden destek almaya başladıktan 1 ay sonra uyuşturucuyu, 8 ayın ardından ise alkolü tamamen bırakan genç, yaşadığı süreci AA muhabirine anlattı.

M.K, ilk zamanlar arkadaş çevresinin etkisiyle madde kullandığını belirterek, "Ama yaklaşık 6 ay sonra bu sefer siz kendiniz almaya başlıyorsunuz. İş artık arkadaştan çıkıyor. O zamanlar evde oturuyorduk, parti yapıyorduk, alkol kullanıyorduk. Sonra bir kız arkadaşımız, 'Kokain diye bir şey var, içelim mi?' dedi. Torbacı geldi, hazırladı. İlk içtiğimde bir şey anlamadım, 3-4 derken ben de artık o kervana katıldım." dedi.

M.K, bağımlılığını yalnız başına alkol kullandığı dönemlerde maddeyi kendi temin edip kullanmaya başlamasıyla fark ettiğini söyledi.

"Gece uyumuyorsun, sabah kalkmıyorsun"

Eskiden ticaretle uğraştığını, dükkan sahibi olduğunu, bu nedenle para bulabildiğini ifade eden M.K, "Ama bir süre sonra dükkan ve işler çıkmaza girmeye başladı. Çünkü gece uyumuyorsun, sabah kalkmıyorsun ve sürekli oraya para aktarıyorsun. O yüzden dükkanda işler kötü gitmeye başladı. İnsanların gözünde güvenim kalmadı." diye konuştu.

M.K, madde kullandığı zamanlarda etrafında bulunan insanlardan sık sık borç para istemek zorunda kaldığını anlattı.

Borçlarını ödediğini anlatan M.K, "Şimdi sıkıntı yok Allah'a şükür ama insanlar uyuşturucu kullandığını duyunca veya öğrenince artık o güven kalmıyor. Ondan sonra dükkanda işler kötü gitti ve ailem bunu öğrendi. Dükkanda iş vardı ama ailem önlem amaçlı para bende kalmasın diye dükkanı devretti." dedi.

M.K, ailesinin desteğiyle iki kez hastanede tedavi gördüğünü, sonrasında iğne tedavisi ve psikolojik destek aldığını ancak bağımlılıktan kurtulamadığını dile getirdi.

YEDAM'a başvurmadan önce madde kullanan arkadaşlarıyla görüşmeyi sürdürmesinin süreci zorlaştırdığına dikkati çeken M.K, "En son YEDAM'a geldim. YEDAM'da psikologla konuşa konuşa artık yanlarına gitmemeye, görüşmemeye ve telefonlarını açmamaya başladım. Ama o zaman da evde alkol içiyordum ya da buraya ilk geldiğimde dışarı çıkıyordum, kendim bir yere gidiyordum ve arkasından yine uyuşturucu içiyordum." ifadelerini kullandı.

Burada kırılma anının ailesinin bağımlılığını öğrenmesi olduğuna değinen M.K, "Bir de iyileşmek istiyordum ama hastaneye nasıl gideceğim, nasıl yatacağım konusu farklı bir şeydi. Hem cesaret edemiyorsun hem nereye gideceğini bilmiyorsun hem de ailen öğrenir mi, bilmiyorsun. Çünkü ilaç kullanacaksın ya da yatacaksın. Onların öğrenmesi ve seni götürmesi aslında biraz daha iyi oluyor. Ailem destek olduğu için birlikte gidebildik." dedi.

M.K, ilk hastane tedavisinde 5 gün kaldığını ancak sonrasında alkol ve madde kullanımına devam ettiğini, ikinci tedavisinde 5 seans elektrokonvülsif terapi (EKT) uygulandığını ve iğne tedavisi de gördüğünü belirterek, tüm bunlara rağmen bağımlılığını bırakamadığını kaydetti.

"Burada, para verdiğiniz yerlerden daha iyi bir hizmet alıyorsunuz"

YEDAM'la bağımlılıktan kurtulma sürecini anlatan M.K, şöyle devam etti:

"Yeşilayla görüşmeler yaptığını öğrendiğim ablam 'Ben arasam gider misin?' diye sordu. 'Giderim.' dedim. YEDAM'la tanışmama ablam vesile oldu. YEDAM'ın diğer hastanelerden bir farkı yok. 2-3 özel hastaneye de gittim. Oralara çok paralar veriyorsunuz ama bence burada, para verdiğiniz yerlerden daha iyi bir hizmet alıyorsunuz. Mesela ilk geldiğinizde kimse size yüklenmiyor. 45 dakika ile 1 saat arası bir tanışma oluyor. Adınızı soyadınızı soruyorlar. 'Kaç kardeşiniz var, nerede yaşıyorsunuz, ne yapıyorsunuz?' şeklinde sorular soruluyor. Bir baskı olmuyor. 'Ne içiyorsun, nerede içiyorsun, ne zaman içiyorsun?' gibi baskıcı sorular yok. Zamanla, konuşa konuşa ilerliyorsunuz. Seni sıkmadığı ve çok soru sormadığı için kaçmıyorsun. Bu sefer sordukları sorulara cevap verebiliyorsun ve kendini anlatabiliyorsun."

M.K, YEDAM'da önce psikologla görüştüğünü, sonra kendisinin sosyal hizmetlere yönlendirildiğini söyledi.

Sosyal hizmetlerle etkinliklere gitmeye başladıklarını belirten M.K, "İlk gittiğim yer Bağımsızlık Köyü'ydü. Daha sonra Ümraniye DAN-TE'ye (Bağımlılık Danışma ve Tedavi Merkezi) gittik. Bağımsızlık Köyü'ne ilk gittiğimde insanlarla pek konuşmuyordum, ortama girmiyordum. 'Ne yapıyoruz burada, bunlar kim, ne yapıyor?' diyordum. Ama bir süre sonra hepsinin sizin gibi olduğunu anlıyorsunuz. Aslında uyuşturucu sizi her şeyden çekip koparıyor. Eskiden gülmüyordum, çok ciddiydim. Konuşmazdım, sorulara cevap vermezdim. Uyuşturucu kişiliğinizi de elinizden alıyor, sizi değiştiriyor." diye konuştu.

M.K, alkol kullandığı süreçte madde kullanma isteği duyduğunu söyledi.

Daha önce alkol ve uyuşturucu kullandığı mekanlardan uzak durmaya başladığını dile getiren M.K, "Eski arkadaşlarımın hiçbiriyle görüşmüyorum. Eskiden gittiğim yerlere gitmiyorum, onları görebileceğim yerlerden geçmiyorum. YEDAM'dan çıkıp eve gideceğim zaman inmem gereken bir durak var ama orada eskiden alkol içtiğim mekanlar bulunuyor. Çevrem tamamen alkol ve uyuşturucu çevresiydi. Bu yüzden bir sonraki durakta inip eve farklı yoldan yürüyorum ki yolda denk gelmeyelim, görüşmeyelim. Akşam saat 08.00 oldu mu, eve gidiyorum, akşamları dışarıda kalmıyorum. Çünkü 'Biriyle karşılaşırım, bir şey olur.' diye çekiniyorum. Ev aslında biraz güvenli ortam gibi geliyor." ifadelerini kullandı.

"YEDAM'a gelecek arkadaşlar korkmasınlar"

Bağımlılıktan kurtulan M.K, alkol ve uyuşturucu kullanımının ardından mutsuzlaştığını, sosyal yaşamdan uzaklaştığını ve bayramlarda dahi yakınlarıyla görüşmeyerek kendi içine kapandığını söyledi.

Eskiden eğlenebildiğini, bir yerlere gidip oturup çay kahve içtiğini, gezebildiğini, alışveriş yaptığını, tıraş olduğunu anlatan M.K, "Bağımlıyken bunların hiçbirini yapmıyorsun. Berbere gitmiyorsun, alışveriş yapmıyorsun ya da dışarıda bir şey yemiyorsun. Çünkü o parayla alkol veya uyuşturucu içmek sana daha mantıklı geliyor. 'Bir yerde kahve içip 250 lira vereceğime 2 bira içerim.' diyerek o hesaplara giriyorsun. Ama burada çini kursuna katıldıkça ve sosyalleştikçe bu zevklerin ve hobilerin geri gelmeye başlıyor. Onları hatırlıyorsun ve bu sayede düzeliyorsun." dedi.

M.K, alkol ve madde kullanıp bağımlılığından kurtulmak isteyen gençlere şunları tavsiye etti:

"Bırakmak istiyorlarsa ve içlerinde bu istek varsa adım atsınlar. İnsan kendi bırakmak istemedikten sonra nereye kapatırsanız kapatın fayda etmez. Ben bırakmak istiyordum, hastanede de yattım, özel hastanede de kaldım. EKT de gördüm, iğne de vuruldum. Aklınıza gelecek her şeyi denedim ama olmadı. Bence YEDAM'daki o samimiyet, sizi dinlemeleri çok fark ediyor. Bir de şöyle bir şey var, diğer yerlere gittiğinizde 'Direkt yatış yapın.' diyorlar, iş artık bir para tuzağına dönüşmüş gibi oluyor. Ama burada sizden bir çıkar ya da para beklentisi yok. Bu durum size iyi geliyor. 'Benden kazandığı bir şey yok, demek ki gerçekten iyi olmamı istiyor.' diyorsunuz. Nasıl ki aileniz sizden bir beklentisi olmadan iyi olmanızı istiyorsa burası da öyle hissettiriyor."

Çocukları bağımlı olan ailelerin onların yanında durması gerektiğinin altını çizen M.K, kişinin tedaviye başlasa bile çıkınca yine alkol alabileceğini veya uyuşturucu kullanabileceğini kaydetti.

M.K, bir süre sonra kişinin bunun farkına varacağını belirterek, "Kendi karar verdikten sonra zaten bırakacaktır. Bu bir süreç. YEDAM'a gelecek arkadaşlar korkmasınlar, burada gizlilik esas. İsim, soy isim, ne içtiğiniz, ne yaptığınız, aileniz de dahil kimseyle paylaşılmıyor. Bu süreçte zorlanmıyorsunuz ve herhangi bir ücret de talep edilmiyor. O yüzden dışarıda çare arayacaklarına veya arkadaşlardan medet umacaklarına profesyonel destek almaları çok daha iyi olur. YEDAM'a gelsinler." şeklinde konuştu.

Kaynak: AA