HAKKARİ – Türkiye genelinde özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde 1 Mayıs 2026 itibarıyla uygulanmaya başlanan Biyometrik Kimlik Doğrulama Sistemi (BKDS), özel eğitim alanında tartışmalara neden oldu.

Rektör Gençcelep Ağacanoğlu'nu ziyaret etti
Rektör Gençcelep Ağacanoğlu'nu ziyaret etti
İçeriği Görüntüle

Eğitimde dijital takip ve denetim amacıyla devreye alınan sistemin teknik ve ekonomik sorunlara yol açtığı belirtilirken, bazı sivil toplum kuruluşları uygulamanın yeniden gözden geçirilmesini istedi.

Toplumsal Eşitsizlikle Mücadele Federasyonu (TEMFED), konuya ilişkin yaptığı açıklamada BKDS uygulamasının özel gereksinimli bireyler, aileleri, eğitimciler ve özel eğitim kurumları açısından çeşitli hak ihlalleri ve mağduriyetler doğurduğunu savundu.

TEMFED Genel Başkanı İsmail Demir imzasıyla yapılan açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hayata geçirilen sistemin; otizm spektrum bozukluğu, serebral palsi, görme yetersizliği, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, zihinsel yetersizlik ve fiziksel engel gibi farklı özel gereksinimlere sahip bireylerin eğitim süreçlerinde biyometrik doğrulama uygulamalarına tabi tutulmasının pedagojik açıdan tartışmalı olduğu ifade edildi.

Açıklamada, giriş ve çıkışlarda yüz tanıma ya da biyometrik doğrulama zorunluluğunun bazı bireylerde psikolojik baskı oluşturabileceği, ailelerde ise suçlu muamelesi algısına neden olabileceği belirtildi. Ayrıca uygulamanın eğitim kurumları ve çalışanlarını sistematik olarak zan altında bıraktığı öne sürüldü.

TEMFED, BKDS uygulamasının Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi’nde yer alan insan onuruna saygı, ayrımcılık yasağı, eğitim hakkı ve özel hayatın gizliliği gibi temel ilkeler açısından değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın eşitlik ilkesi, kişinin manevi varlığını koruma hakkı, özel hayatın gizliliği ve eğitim hakkını düzenleyen maddeleri kapsamında da sistemin ölçülülük yönünden yeniden ele alınması çağrısı yapıldı.

Federasyon açıklamasında, özel gereksinimli bireylerin sınırlı sürelerle eğitim desteği alabildiğine dikkat çekilerek, biyometrik uygulamaların sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmadığı savunuldu. Özel eğitim kurumları ve eğitim emekçilerinin de baskı ve şüphe altında bırakılmasının sektörün gelişimini olumsuz etkileyebileceği ifade edildi.

TEMFED, BKDS sisteminin özel gereksinimli bireylerin durumlarına uygun şekilde yeniden düzenlenmesini, alternatif ve erişilebilir doğrulama yöntemlerinin geliştirilmesini, aileler ve sivil toplum kuruluşlarının sürece dahil edilmesini talep etti. Açıklamada ayrıca eğitim hakkını önceleyen, travmayı azaltan ve hak temelli politikaların hayata geçirilmesi çağrısında bulunuldu.

Federasyon, özel gereksinimli bireylerin eğitime erişimini zorlaştıran veya ayrımcılık hissi oluşturan uygulamaların kabul edilemeyeceğini belirterek, konuya ilişkin mücadelelerini sürdürecekleri mesajını verdi.

Muhabir: Zeki DARA