HAKKARİ – Türkiye’nin en doğusunda, İran ve Irak sınırında yer alan Hakkari… Yıllar boyunca sert coğrafyası, sarp dağları ve güvenlik gündemiyle anılan bu kadim şehir, bugün bambaşka bir hikâye anlatıyor.

Zap Suyu’nun gölgesinde şekillenen hayat, artık korkunun değil; doğanın, tarihin ve yeniden filizlenen yaşamın hikâyesiyle öne çıkıyor.

Manisa Vakfı Başkan Vekili ve yazar Önder Güzelarslan’ın Hakkari’ye gerçekleştirdiği beş günlük ziyaret de tam olarak bu değişimin izlerini taşıdı.

Kentteki dönüşümü yalnızca resmi temaslarla değil, yollarıyla, dağlarıyla, insanıyla ve hafızasıyla gözlemleyen Güzelarslan; Hakkâri’nin artık yeniden keşfedilmeyi bekleyen güçlü bir değer olduğunu ifade etti.

Manisalı Yazar Hakkari'deki değişimi kaleme aldı

Ziyaret kapsamında Hakkari Valisi İbrahim Taşyapan, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Orçun Cüneyt Zor, Yüksekova Kaymakamı Mustafa Akın, Çukurca Kaymakamı Emre Cebeci ve Çukurca Belediye Başkanı Nazmi Demir ile bir araya gelen Güzelarslan, temaslarının ardından kente dair izlenimlerini paylaştı.

Van’dan başlayan yolculuk boyunca Zap Nehri adeta yol arkadaşı oldu. Başkale’den sonra dağların arasından büyük bir güçle akan Zap’ın sesi, bölgenin hem sert hem de büyüleyici karakterini ortaya koyuyordu. Yeni Köprü mevkiinde Nehil Nehri ile birleşen Zap, vadinin içinde eşsiz bir manzara oluşturuyordu.

Manisalı Yazar Hakkari'deki değişimi kaleme aldı

Yüksekova’dan Hakkari merkeze uzanan güzergâhta karla kaplı zirveler, derin vadiler ve dağ sıraları dikkat çekerken; yol kenarında ışkın otu satan çocuklar bölgenin doğal yaşamını ve hayat mücadelesini sessizce anlatıyordu.

Hakkari’ye yaklaşık 30 kilometre kala heyelan nedeniyle kapanan yol ve Zap Suyu’nun oluşturduğu doğal set, coğrafyanın zorluğunu gözler önüne sererken; kurulan geçici köprüler ve alternatif yollar bölgede süren altyapı çalışmalarını da ortaya koyuyordu.

Ziyaretin en etkileyici durağı ise Çukurca oldu.

Bir zamanlar çatışmalarla anılan ilçe bugün doğası, tarihi dokusu ve kültürel mirasıyla dikkat çekiyor. Zap Suyu boyunca kıvrılarak ilerleyen yol, ziyaretçileri sarp kayalıkların arasından adeta başka bir coğrafyaya taşıyor.

Manisalı Yazar Hakkari'deki değişimi kaleme aldı

Doğanlı, Taşbaşı, Geçimli ve Narlı köylerinden geçerken yeşilin her tonuna rastlamak mümkün. Kayaların arasından süzülen küçük şelaleler Zap’a karışırken, vadi boyunca akan su sesi bölgenin ruhunu hissettiriyor.

Çukurca’da restore edilen 700-800 yıllık taş evler ise geçmişin izlerini bugüne taşıyor. Bir kısmı kütüphane, kafe ve misafirhane olarak kullanılan bu yapılar, ilçenin kültürel dönüşümünün en güçlü simgeleri arasında yer alıyor.

Güzelarslan, gördüğü manzaradan duyduğu etkilenmeyi şu sözlerle anlattı:

“Bir zamanlar gidilmesi zor görülen bu coğrafyada bugün İstanbul, İzmir ve Balıkesir’den gelen turistlerle karşılaşmak çok anlamlı. İnsanlar artık Hakkâri’ye korkuyla değil, merak ve hayranlıkla bakıyor.”

Manisalı Yazar Hakkari'deki değişimi kaleme aldı

Çukurca’nın yalnızca doğasıyla değil, mutfağıyla da dikkat çektiğini belirten Güzelarslan; yöresel ayran çorbası “devin”, sumak ekşili tırşık ve yaprak sarmasının unutulmaz lezzetler arasında yer aldığını ifade etti. İlçede üretilen yüzde 100 yerli tahinin ise Türkiye’nin birçok noktasına gönderildiğini söyledi.

Esendere Sınır Kapısı’ndaki ticari hareketlilik, İran’dan gelen ziyaretçiler ve sınır hattındaki canlılık da bölgenin ekonomik dinamizmini ortaya koyan önemli ayrıntılar arasında yer aldı.

Güzelarslan’a göre Hakkari artık yalnızca bir sınır şehri değil; doğa sporları, kültür turizmi ve gastronomi açısından Türkiye’nin yükselen değerlerinden biri.

Manisalı Yazar Hakkari'deki değişimi kaleme aldı

Şervan Özdemir son yolculuğuna uğurlandı
Şervan Özdemir son yolculuğuna uğurlandı
İçeriği Görüntüle

Cilo Dağları’nın trekking tutkunları için eşsiz rotalar sunduğunu, Zap Vadisi’nin ise başlı başına bir doğa harikası olduğunu belirten Güzelarslan, Hakkari’nin keşfedilmeyi bekleyen büyük bir potansiyel taşıdığını vurguladı.

“Bu coğrafyada yalnızca dağlar değil, yeniden ayağa kalkan bir yaşam var” diyen Güzelarslan, bölge insanının sıcaklığı ve misafirperverliğinin ziyaret boyunca kendisini en çok etkileyen unsur olduğunu söyledi.

Manisalı Yazar Hakkari'deki değişimi kaleme aldı

Beş günlük Hakkari yolculuğunun ardından geriye; Zap’ın sesi, dağların heybeti ve yeniden nefes alan bir şehrin hafızası kaldı.

Güzelarslan ayrıca ziyaret boyunca kendilerini ağırlayan Azer Atak ve Dilgeş Atak ailelerine teşekkür ederek, gördüğü ilgi ve misafirperverliği unutmayacağını ifade etti.

Manisalı Yazar Hakkari'deki değişimi kaleme aldı

Muhabir: Zeki DARA