Türk sinemasının unutulmaz isimlerinden Kadir İnanır, 77 yaşında yaşamını yitirmesinin ardından bugün son yolculuğuna uğurlanıyor. İnanır için ilk tören Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde başladı. Sanatçının ailesi, yakınları, meslektaşları ve çok syaıda siyasinin katıldığı törenin ardından cenaze namazı, ikindi namazını müteakip Levent'teki Barbaros Hayrettin Paşa Camii'nde kılınacak. Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığına atanan Kemal Kılıçdaroğlu'nun gönderdiği çelenk içeri alınmazken, Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu'nun çelenkleri sahneye yerleştirilmesi dikkati çekti.
Toplumsal sorunları ele alan filmleri ve tavrıyla Yeşilçam'a sol bir soluk getiren sanatçılar arasında ön saflarda yer alan Kadir İnanır, 26 Haziran Cuma günü 77 yaşında hayatını kaybetti. İnanır, geçen günlerde zatürre teşhisiyle hastaneye kaldırılmış ve yoğun bakımda tedavi altına alınmıştı.


Törenin ardından İnanır'ın cenaze namazı, ikindi namazına müteakip Levent Barbaros Hayrettin Paşa Camii'nde kılınacak. Ardından Ulus Mezarlığı'nda defnedilecek.
İnanır’ın cenazesi için mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı’na geri dönen Kemal Kılıçdaroğlu’nun çelengi Muhsin Ertuğrul Sahnesi’ne alınmadı. Tedbiren görevden uzaklaştırılan CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in çelengi salona alınırken kürsünün tam arkasına yerleştirildi.
Tören, Kadir İnanır'ın oynadığı filmlerden kesitler ile 2013'teki Çözüm Süreci döneminde hükümet tarafından kurulan Akil İnsanlar Heyeti'nde yer aldığı dönemde yaptığı konuşmalardan kesitlerle başladı. Salonda "Kadir İnanır ölümsüzdür" sloganı atıldı.
Törende sunuculuğu oyuncu Volkan Severcan üstlendi. Severcan, "Onun sesi, bakışı, duruşu, yürüyüşü, yıllar boyunca milyonlarca insanın hayatına dokundu. Kimi zaman umudun, kimi zaman baş kaldırının kimi zaman sevdanın, kimi zaman vicdanın sesi oldu. Oynadığı karakterler yalnızca beyazperdede kalmadı. Gerçek sanatçılar eserleriyle zamanın ötesine geçerler. Onlar aramızdan ayrılsalar da bıraktıkları iz silinmez." dedi.
Kürsüye ilk olarak Kadir İnanır'ın hayat arkadaşı Jülide Kural çıktı. Kural, şunları söyledi:
"Şu andaki duygum sadece sessizce durmak. Asıl duygum bu. Ama Kadir'in haykırmak istedikleri o kadar büyük ki kalbimin buna dayanabileceğini zannetmiyorum. Aslında Kadir İnanır'ı hepimiz tanıyoruz. Onun haksızlık karşısında taşan öfkesini, sevgisini ifade ederken sözcüklere hiç ihtiyaç duymamasını, o yoksulluk, adaletsizlik, eşitsizlik karşısında şahlanan şanını, aslında onun insanlığını hepiniz biliyorsunuz. Belki de hayatı boyunca en büyük heyecanı olan sinemada kendi aktörlüğünü inşa ederken tanık olduğum bir şeydir hep, dönüp dolaşıp başvurduğu yerdir aslında kalbi, sezgileri, en önemlisi merakı ve hayata gülümseyerek bakabilme cesareti. Ben onu hep izledim bu süreçlerde. Bu benim için çok büyük bir ayrıcalıktı. Bir aktörün sevdiği mesleğini nasıl inşa ettiğini izlemek benim için çok özel bir deneyimdi.
Bir yandan da biliyorsunuz ki Kadir İnanır bir bakışıyla o seyircisinin yıllarca sürecek olan unutulmazıdır. Ve herkesin aslında abisidir, dayısıdır, sevgilisidir, oğludur, babasıdır. Aslında o, halktır. Anadolu'dur ve bütün halkların dostudur. O yüzden de Rum'dur, Türk'tür, Ermeni'dir, Çerkez'dir, Boşnak'tır, Arap'tır ve tabii Kürt'tür.
Bu dünyadayken ya da ayrılırken en büyük vasiyetidir memleketine; 'O büyük barışı mutlaka biz halklar kuracağız' der dünyanın en güzel gülümsemesiyle. Vasiyetin sorumluluğumuzdur, bir gün mutlaka sevgilim, mutlaka."




