Yaşamını çocuklarına adayan Uğurlu, “Çocuklarımın hepsi engelli, ikisi hiçbir şekilde konuşamıyor. Elini yüzünü yıkayamıyor, üstünü giyemiyor, yemek yiyemiyorlar. Tüm ihtiyaçlarını tam 50 yıldır ben karşılıyorum. Ben bir anneyim. Annelik zor, fedakarlık gerektirir. Ben sağ olduğum sürece onlara bakacağım” dedi.
Hani Uğurlu, 1975 yılında babasının zorlamasıyla kuzeni Ahmet Uğurlu ile evlendi. Akraba evliliği yapan çiftin 5 çocuğundan 4’ü doğuştan zihinsel engelli olarak dünyaya geldi. Merkeze bağlı Cumhuriyet Mahallesi’nde yaşayan Uğurlu, çocukları Nuray (50), İlhan (48), Semra (46) ve Hasan’a (36) büyük bir sabır ve sevgiyle bakıyor. Sabahın erken saatlerinde çocuklarının bakımına başlayan Uğurlu, onların elini yüzünü yıkıyor, kıyafetlerini giydiriyor, kahvaltılarını hazırlayıp elleriyle yediriyor. Ardından tespih sevdiği belirtilen Hasan ve İlhan’a tespihlerini veriyor. Nuray ile Semra’nın saçlarını tarayıp örüyor. Televizyonda ise sevdikleri müzik kanallarını açıyor. Öğlen ve akşam yemeklerini de hazırlayan Hani Uğurlu, çocuklarının banyosundan tıraşına, temizliğinden uyku düzenine kadar tüm ihtiyaçlarıyla tek tek ilgileniyor. Gece de çocuklarının yanında belli aralıklarla uyuyan Hani Uğurlu, yıllardır aynı sevgi ve sabırla evlatlarının başından ayrılmıyor.
‘ANNELİK KUTSALDIR’
Hani Uğurlu, anneliğin fedakarlık gerektirdiğini ve kutsal olduğunu belirterek, “Büyüğü 50 yaşında ben de 68 yaşındayım. O zaman köydeydik hepsi köyde doğdu. Akraba evliliği yaptık, babam zorla evlendirdi. O dönem öyleydi. Bunlar sabah kalkınca işte yataklarını kaldırıyorum, elli yüzünü yıkatıyorum. Onları kahvaltıda hazırlıyorum, babası da yardım ediyor tabii. Sonra öğle yemeği hazırlıyorum.
Daha sonra da akşam yemeği hazırlayıp yediriyorum ellerimle. İlhan hiç kendine bakamıyor. Yorganını bile örtemiyor yani gece. Kaşık tutamıyor, bardak tutamıyor. Tespihlerle öyle oynuyor. Arzu da öyle hiç kendine bakamıyor, konuşamıyor. Çocuklar kıyafetlerini bile giyemiyorlar, ayakkabılarını ters giyiyorlar. Yani çok zordur, bir tane değil 4 tane. Çok zor bir durum. İçinde olan bilir ancak.
Bebeklikten beri aynı şekilde bakıyorum. Bunların banyosu, yemeği, içmesi, giymesi, tıraşları, her şeyini ben yapıyorum. Bugün Anneler Günü’dür, herkesin Anneler Günü kutlu olsun. Yani evlattır, ben bunlara bakmak zorundayım. Tam 50 yıldır kolay bir şey değil. Çocuklarıma da sağ olduğum müddetçe bakacağım. Hiç kimsenin eline vermeyeceğim. Bana diyorlar bakımevine götür ver. Ben yavrularımı hiçbir yere vermem sağ olduğum müddetçe. Onlara ben bakacağım. Ben bir anneyim annelik zor ve fedakarlık gerektirir. Annelik kutsaldır, çocuklarıma gözüm gibi bakacağım” dedi.




