Zengin kültürel mirası ve kendine has mutfak kültürüyle öne çıkan Hakkari'de, yöresel lezzetlerin yaşatılması ve tanıtılması yönündeki çalışmalar sürüyor. Bu lezzetlerin başında gelen ve Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenerek coğrafi işaret alan "Hakkari Doğaba", özellikle kış aylarında ve özel günlerde kurulan sofraların vazgeçilmezi olarak dikkat çekiyor.

Asırlık Geleneğin Temsilcisi

Yerel dilde "Doxaba" veya "Doğava" olarak da bilinen bu yemek, bölgedeki hayvancılık kültürünün bir yansıması olarak et ve süt ürünlerinin tahılla harmanlanmasından oluşuyor. Yüksek besin değeri nedeniyle tarih boyunca Hakkari halkının zorlu iklim koşullarında enerji kaynağı olan doğaba, günümüzde düğün, bayram ve taziye gibi toplu yemeklerin verildiği organizasyonlarda en çok tercih edilen ana yemekler arasında yer alıyor.

Hakkari'de şok baskın: Evden cephanelik çıktı
Hakkari'de şok baskın: Evden cephanelik çıktı
İçeriği Görüntüle

Yemeğin hazırlık süreci, bölge kadınlarının el emeği ve ustalığıyla şekilleniyor. Doğaba yapımında öncelikle "aşurelik" olarak bilinen buğday ve nohut ayrı ayrı haşlanıyor. Yemeğin en belirgin özelliği olan köfteler için ise kıyma, soğan, pirinç ve çeşitli baharatlar yoğruluyor. Küçük toplar halinde hazırlanan bu köfteler, süzme yoğurt, un ve yumurta ile hazırlanan özel bir sosla buluşturuluyor.

Coğrafi İşaret ile Koruma Altında

Hakkari Ticaret ve Sanayi Odası ile yerel yönetimlerin girişimleriyle coğrafi işaret tescili alan doğaba, bu sayede hem orijinal tarifini koruyor hem de bölge turizmine katkı sağlıyor. Tescil süreci, yemeğin malzemelerinin oranından pişirilme tekniğine kadar her aşamanın standartlaşmasını ve gelecek nesillere aslına uygun olarak aktarılmasını garanti altına alıyor.

Bölgedeki restoran işletmecileri ve aşçılar, dışarıdan gelen yerli ve yabancı turistlerin Hakkari mutfağını tanımak istediklerinde ilk sordukları yemeğin doğaba olduğunu belirtiyor. Yemeğin yapımının sabır ve tecrübe gerektirmesi, onu sadece bir besin kaynağı olmaktan çıkarıp bir kültürel ritüele dönüştürüyor.

Şifa Kaynağı Olarak Görülüyor

İçeriğindeki süzme yoğurt, buğday ve et nedeniyle protein ve kalsiyum deposu olarak kabul edilen doğaba, yöre halkı tarafından bir şifa kaynağı olarak da görülüyor. Özellikle kemikli et suyu ile hazırlandığında lezzetinin arttığı belirtilen yemek, üzerine yakılan nane ve tereyağı sosu ile servis ediliyor.

Hakkari’nin gastronomi haritasında önemli bir yer tutan bu lezzet, bölgenin diğer tescilli ürünleriyle birlikte kentin tanıtımında stratejik bir rol oynamayı sürdürüyor. Yerel yetkililer, doğaba gibi köklü lezzetlerin markalaşma sürecinin devam edeceğini ve Hakkari mutfağının ulusal ve uluslararası platformlarda daha fazla tanıtılacağını vurguluyor.

İşte Hakkari'nin simgesi sayılan ve çokça merak edilen Doğeba yemeğinin tarihçesi:

Hakkari'nin yöresel yemeği 'Doğeba' bir rivayete göre kentin tarım ve hayvancılık alanındaki zenginliğinin bir nişanesidir. Başka bir rivayette ise Mir; savaş için çıkılacak seferlerde askerlerin üç öğün bozulmadan hem soğuk hem de sıcak yeğnilebilecek bir yemeği yapmasını kadınlara emreder. Kadınlarda Doğeba yemeğini yapar. “Hikayesi de şu şekildedir”: Hakkari emirinin kızı açlık hastalığı geçirerek ölüm uykusuna yakalanır.

Mir bölgedeki tüm hekimleri kaleye çağırır. Hekimler tüm uğraşlara rağmen kızın hastalığını öğrenemez. Kızının durumuna çok üzülen Mir, kızını iyileştirecek olanı mükâfatlandıracağı sözünü verir. Bunu duyan uzak ve yakın ülkelerdeki şifacı, büyücü ve doktorlar kim varsa kendince yöntemlerle kaleye gelir. Günler süren uğraşlarla kızı uyandıramayan konuklar tek tek kaleden ayrılır.

Günlerden bir gün kale altında yaşayan yaşlı bir çift ellerindeki imkanlarla bir yemek yaparak prensesi ziyaret etmeye giderler. Askerler Mire: yaşlı bir çiftin kızı için yemek getirdiğini söylerler. Mir; yaşlı çiftin nezaketinden dolayı misafirleri kabul eder. Yaşlı çift kızın başucuna giderek yaptıkları yemekten bir kaşık yedirirler. Umutsuzca durumu izleyen mir o an kızının gözlerini açtığını görünce koşarak yaşlı çiftin elinden o yemek tabağını alarak kızını kendi elleriyle doyurur. Tekrardan kızına kavuşan mir sevinçten bir kaşık yemeyi kızına verirken bir kaşıkta kendisi yer. Baba kız yemeğin lezzetine doyamazken tabaktaki yemek biter. Mir; yemeğin bitmesine üzülerek Kürtçe şunu söylemiştir, xwezî pîçek 'dî-he-ba'.!!!!.'Do-xe-ba' Türkçesi: keşke biraz daha olsaydı. Mirin bu lafı üzerine vezirleri yemeğe "dî-he-ba" tabi zamanla doğeba ismini vermişlerdir.

Muhabir: Haber Merkezi