HAKKARİ – Hakkari’nin Yüksekova ilçesine bağlı Yürekli Köyü’nde (Herink), ağır kış şartlarına rağmen asırlardır sürdürülen imece usulü ot taşıma geleneği bu yıl da hem dayanışmanın hem de kültürel birlikteliğin simgesi oldu. Yüksekova’da ortaya çıkan bu imece manzaraları, zorlu kış koşullarına rağmen yürekleri ısıtan görüntüler oluşturdu.

İlçe merkezine yaklaşık 25 kilometre uzaklıkta, 2 bin 100 rakımda bulunan Yürekli Köyü’nde geçimini hayvancılıkla sağlayan aileler, kış aylarında da küçükbaş hayvanlarının bakımını sürdürüyor. Yaz aylarında biçilen ve köyün üst kesimlerinde istiflenen otlar, kışın metrelerce karın içinden kızaklarla ağıllara taşınıyor.
Sabah saat 06.00’da ilçe merkezinden yola çıkan 10 kişilik ekip, köydeki grupla birleşerek liyan (Kar ayakkabıları) ile zorlu yolculuğa başladı. Yer yer 2 metreyi bulan kar kalınlığı, çalışmayı güçleştirirken, imece ruhu zorluğu dayanışmaya dönüştürdü.

Yaklaşık 2 saat süren çalışmanın ardından, köy merkezine yaklaşık 2 kilometre mesafedeki biçeneklerde yaz aylarında tırpanla biçilen 700 bağ ot, 10 kızakla sıra halinde köy merkezine ulaştırıldı.
Zorlu çalışma sırasında köylüler, yalnızca ot taşımakla kalmadı; yüklenen balyalar arasında kol kola girerek Kürtçe türküler söyledi, halay çekti. Yorucu mesai, dayanışma, coşku ve eğlenceyle harmanlanarak adeta bir şenliğe dönüştü. Ortaya çıkan görüntüler, Yüksekova’da kışın soğuğuna rağmen yürekleri ısıttı.

Yüksekova'dan çalışmaya katılan Lokman İyinç, “Yaklaşık 30 yıl önce biz de kendi köyümüzde bu işi yapıyorduk. Bu kültürün kaybolmaması için imece usulüyle ot taşımaya destek verdik. Zor ama insanı bir arada tutan, dayanışmayı güçlendiren çok değerli bir gelenek.” dedi.
Köy sakinlerinden Seyhan Kartal ise bu yıl kışın oldukça sert geçtiğini belirterek, yazın biçip yüksek kesimlerde depoladıkları yaklaşık 700 balya otu, köylüler ve ilçe merkezinden gelen akrabalarının desteğiyle taşıdıklarını söyledi.

Kartal, “Yazın biçip istiflediğimiz otlarla hayvanlarımızı besliyoruz. Kışın ise metrelerce karın üzerinde, kızaklarla taşıdığımız otlarla hayvanlarımızın yem ihtiyacını karşılıyoruz. Zor ama birlikte olunca hem kolaylaşıyor hem de keyifli hale geliyor.” dedi.
Yürekli Köyü’nde yaşatılan bu imece geleneği, yalnızca hayvancılığın sürdürülebilirliğini değil; zorlu doğa koşulları karşısında dayanışmanın, kültürün ve birlikte üretmenin gücünü de bir kez daha gözler önüne serdi.






