HAKKARİ – Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Bartın’da sel felaketinin ardından yıkılan köprünün yerine kısa sürede kurulan hafif alaşımlı sabit köprü, Hakkari’de günlerdir çözülemeyen ulaşım sorununa örnek gösteriliyor.
13 Nisan’da Hakkari-Van karayolu Akçalı mevkiinde meydana gelen heyelan sonrası kapanan yol, aradan geçen zamana rağmen hâlâ ulaşıma açılamadı.
Bölgede yaklaşık 10 gündür alternatif yol çalışmaları sürdürülürken, vatandaşlar yapılan müdahalenin kalıcı bir çözüm sunmayacağı görüşünde. Özellikle Zap Nehri üzerindeki su debisinin yüksek olması nedeniyle planlanan menfezlerin dayanıklılığı konusunda ciddi endişeler dile getiriliyor.
Bölge halkı, suyun akış hızının artması durumunda bu yapıların yetersiz kalabileceğini belirtiyor.
Vatandaşlar, Bartın’daki sel felaketinde TSK tarafından kurulan ve kısa sürede ulaşımı yeniden sağlayan modüler köprünün benzerinin Hakkari’de de inşa edilmesini talep ediyor. Söz konusu köprünün yaklaşık 40 metre uzunluğunda ve 4,3 metre genişliğinde olduğu, zorlu arazi şartlarında hızlı kurulum avantajı sunduğu biliniyor.
Bu tür askeri köprüler, özellikle afet bölgelerinde geçici ama etkili çözümler sunarak hem lojistik hem de sivil ulaşımın yeniden sağlanmasında kritik rol oynuyor. Hakkari’deki mevcut durum da benzer bir müdahalenin uygulanabilirliğini gündeme taşıyor.
Heyelan sonrası kapanan yol, sadece şehirler arası ulaşımı değil; sağlık, ticaret ve sosyal hayatı da olumsuz etkiledi. Her ne kadar Şırnak güzergâhı üzerinden kısmi bir ulaşım sağlanabilse de, bu alternatif hattın Hakkari ile çevre iller arasındaki yoğun ilişkiyi karşılamakta yetersiz kaldığı ifade ediliyor.
Özellikle hastane sevkleri, ticari taşımacılık ve akrabalık ilişkileri açısından yaşanan aksamalar, bölgedeki mağduriyeti daha da artırmış durumda.
Bölge halkı, geçici çözümler yerine hızlı kurulabilen ancak güvenli ve dayanıklı bir köprü sisteminin hayata geçirilmesini istiyor. TSK’nın Bartın’da uyguladığı modelin Hakkari’de de devreye alınması halinde, hem ulaşımın kısa sürede normale dönebileceği hem de benzer afet risklerine karşı daha hazırlıklı olunabileceği değerlendiriliyor.
Yetkililerden ise hem mevcut yolun güvenli şekilde açılması hem de alternatif kalıcı çözümler konusunda somut adımlar atılması bekleniyor.



