HAKKARİ – Bahar mevsimiyle birlikte yeniden canlanan doğası, yüksek dağları, buzul gölleri, yaylaları ve tarihî mirasıyla Hakkari, yeni turizm sezonunda ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanıyor.
Doğa, tarih ve inanç turizmini bir arada sunan kent, son yıllarda alternatif turizm rotaları arasında öne çıkan merkezlerden biri haline geldi. Türkiye’nin en yüksek ikinci zirvesine ev sahipliği yapan Cilo-Sat Dağları, Hakkari’nin en dikkat çeken doğal alanları arasında yer alıyor.

Bölgedeki Sat buzul gölleri, yaz aylarında dahi karla kaplı yamaçların arasında oluşturduğu manzarayla ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Milli park statüsündeki alanlar; dağ yürüyüşü, kamp, doğa fotoğrafçılığı ve dağcılık faaliyetleri için önemli rotalar sunuyor.
Kentin doğal güzellikleri arasında bulunan Cennet Cehennem Vadisi, Berçelan Yaylası, Seyithan Gölü, Zap Vadisi, Beyaz Şelale ve Şine Dağı çevresi de baharın gelişiyle birlikte yeniden hareketlenmeye başladı.

Yüksek rakımlı yaylalar ve ters lale tarlası konumundaki Şivişk Vadisi, çiçeklerle kaplanan çayırlar, doğaseverlerin uğrak noktaları arasında yer alıyor.
Kış turizmiyle öne çıkan Merga Bütan Kayak Merkezi ise yaz ve sonbahar dönemlerinde doğa yürüyüşleri ve yayla gezileriyle ziyaretçilerini ağırlıyor.
Yaklaşık 2 bin 800 metre rakımda bulunan merkez, dört mevsim farklı turizm faaliyetlerine imkan sunuyor.

Hakkari, doğal alanlarının yanı sıra tarihî yapılarıyla da dikkat çekiyor. Kent merkezindeki Hakkari Kalesi ve 17’nci yüzyıldan kalan Meydan Medresesi, bölgenin tarihî dokusunu yansıtan önemli yapılar arasında bulunuyor.
Çukurca’daki taş evler ise geleneksel mimari yapısıyla geçmişin izlerini günümüze taşıyor.

Şemdinli ilçesine bağlı Nehri köyünde bulunan Kayme Sarayı da bölgenin önemli tarihî yapıları arasında gösteriliyor. 1909-1911 yılları arasında inşa edilen saray, dönemin mimari özelliklerini yansıtan yapılar arasında yer alıyor.
Kentte farklı inançlara ait tarihî yapılar da bulunuyor. Koçanis Kilisesi ve Mar Şalita Kilisesi, Nasturi toplumunun tarihî merkezleri arasında gösterilirken, Nehri köyündeki türbe ve dergâhlar da inanç turizmi kapsamında ziyaret edilen alanlar arasında yer alıyor.

Hakkari merkezde Hakkari Kalesi, Meydan Medresesi, Merga Bütan Kayak Merkezi ve çevre yaylalar bulunurken, Yüksekova’da Cilo-Sat Dağları, Sat buzul gölleri ve Seyithan Gölü öne çıkıyor.
Şemdinli’de Nehri köyü, Kayme Sarayı ve Nehil Vadisi dikkat çekerken, Çukurca’da Zap Vadisi ve tarihî taş evler ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Derecik ise yüksek rakımlı yaylaları ve panoramik doğa manzaralarıyla öne çıkan ilçeler arasında yer alıyor.

Doğa yürüyüşleri ve buzul gölleri için en uygun dönemin yaz ortası ve sonbahar başı olduğu belirtilirken, bazı yayla yollarının stabilize ve toprak yapıda olması nedeniyle ziyaretçilere uygun ekipman ve arazi koşullarına elverişli araç kullanmaları öneriliyor.

Baharın gelişiyle birlikte doğanın yeniden canlandığı Hakkari’de, yeni turizm sezonunun hareketli geçmesi bekleniyor. Kent; dağları, yaylaları, tarihî yapıları ve inanç merkezleriyle ziyaretçilerine çok yönlü bir keşif rotası sunuyor.






