HAKKARİ - Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Hakkari Şubeler Platformu, Şemdinli ilçesinde aynı aileden dört kişinin yaşamını yitirdiği olayla ilgili yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada, yaşanan olayın kentte büyük üzüntüye neden olduğu belirtilerek, hayatını kaybedenlerin aileleri ve yakınlarına başsağlığı dileğinde bulunuldu.
Bölgede ve Hakkari'de uzun süredir yaşanan kadına yönelik şiddet, aile içi şiddet ve çeşitli nedenlerle ortaya çıkan şiddet olaylarının toplumda derin yaralar açtığına dikkat çekilen açıklamada, şiddetin toplumsal barışı zedelediği, insanların güven içinde yaşama hakkını tehdit ettiği ve telafisi mümkün olmayan acılara yol açtığı ifade edildi.
Açıklamada, "Özellikle kadınlara yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin giderek artan bir toplumsal sorun haline gelmesi, etkili ve kalıcı önlemlerin hayata geçirilmesini zorunlu kılmaktadır" denildi.
Şemdinli'de yaşanan olayın, şiddetin bireyler ve aileler üzerindeki ağır sonuçlarını bir kez daha gözler önüne serdiği belirtilen açıklamada, "Birden fazla can kaybına yol açan bu tür olaylar yalnızca doğrudan etkilenen aileleri değil, tüm toplumu derinden yaralamakta, ortak yaşam duygusunu ve toplumsal dayanışmayı zayıflatmaktadır" ifadelerine yer verildi.
KESK Hakkari Şubeler Platformu, kadına yönelik şiddet, aile içi şiddet, kadın cinayetleri ve can kayıplarına neden olan her türlü şiddet biçiminin karşısında olduklarını vurgulayarak, şiddetin önlenmesi için hukuki düzenlemelerin yanı sıra eğitim, sosyal destek mekanizmaları, toplumsal farkındalık çalışmaları ve koruyucu politikaları kapsayan bütüncül bir yaklaşımın hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.
Açıklamada ayrıca, "Kadınların yaşam hakkının korunması, toplumsal cinsiyet eşitliğinin güçlendirilmesi ve şiddetsiz bir yaşamın inşası için tüm kurumların sorumluluk alması büyük önem taşımaktadır" ifadeleri kullanıldı.
Toplumsal barışın güçlendirilmesi, dayanışma kültürünün geliştirilmesi ve şiddetin her türüne karşı ortak mücadele yürütülmesinin önemine işaret edilen açıklamada, kamu kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum örgütleri ve toplumun tüm kesimleri şiddete karşı ortak sorumluluk almaya, önleyici politikaları güçlendirmeye ve barışçıl çözümleri desteklemeye davet edildi.
Açıklamanın sonunda ise, "Bir kez daha yaşamını yitiren yurttaşlarımıza rahmet, ailelerine ve yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyoruz. Şiddetin değil yaşamın, çatışmanın değil barışın egemen olduğu bir toplum için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz" denildi.



