HAKKARİ-Hakkari’de Eğitim Sen Şubesi, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından hayata geçirilen “Milli Eğitim Akademisi Hazırlık Eğitimi Programı”na ilişkin yazılı bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, söz konusu modelin öğretmen yetiştirme sistemini güçlendirmediği, aksine tasfiye ettiği savunuldu.
13 Nisan 2026 itibarıyla başlatılması planlanan programın Ankara, İstanbul, Aksaray, Gaziantep, Erzurum, Sivas ve Kayseri’de kurulan merkezler aracılığıyla yürütüleceği hatırlatılan açıklamada, bunun yalnızca yeni bir eğitim modeli olmadığı, öğretmenlik mesleğinin tarihsel ve kamusal niteliğine yönelik “siyasal bir müdahale” olduğu ifade edildi.
Eğitim Sen Hakkari Şubesi, eğitim fakültelerinden mezun olan ve pedagojik formasyon süreçlerini tamamlayan öğretmen adaylarının yeniden “yeterlilik” süzgecine tabi tutulmasının emeği değersizleştirdiğini belirtti. Bu durumun aynı zamanda üniversitelerin ve eğitim fakültelerinin işlevini ortadan kaldırdığı vurgulandı.
Açıklamada, Milli Eğitim Akademisi’nin müfredatı ve işleyişine ilişkin kamuoyuna yeterli bilgi verilmediğine dikkat çekilerek, “Şeffaflıktan uzak bu yapı, bilimsel ölçütler yerine siyasal kriterlerin belirleyici olduğu bir mekanizmaya işaret etmektedir” denildi. Atama ve değerlendirme süreçlerinde liyakat yerine sadakatin esas alınacağı yönündeki kaygılar da dile getirildi.
Öte yandan açıklamada, öğretmen istihdamına ilişkin çelişkilere de değinildi. “Öğretmen açığı yok” söylemine rağmen yaklaşık 90 bin ücretli öğretmenin güvencesiz şekilde çalıştırıldığı belirtilerek, atama bekleyen öğretmen sayısının 1 milyona yaklaştığına dikkat çekildi. Önümüzdeki iki yıl için planlanan 10 bin atamanın ise ihtiyacı karşılamaktan uzak olduğu ifade edildi.
Akademi sürecinde öngörülen 32 bin 351 TL’lik ücretin günümüz ekonomik koşullarında yetersiz olduğu vurgulanan açıklamada, özellikle büyükşehirlerde barınma, ulaşım ve beslenme giderlerinin bu rakamın çok üzerinde olduğu kaydedildi. Barınma sorununa yönelik herhangi bir kamusal çözümün sunulmaması da eleştirildi.
Sürecin sonunda atama güvencesi bulunmamasının ciddi bir belirsizlik yarattığı belirtilen açıklamada, öğretmen adaylarının güvencesiz ve düşük ücretli bir geleceğe itildiği ifade edildi.
Eğitim Sen, söz konusu modelin Türkiye’nin öğretmen yetiştirme birikimini tasfiye ettiğini savunarak, “Bu yaklaşım eşit, demokratik ve kamusal eğitim ilkesine açık bir saldırıdır” değerlendirmesinde bulundu.
Açıklamanın sonunda, eğitim emekçileri ve öğretmen adayları birlikte mücadeleye çağrılarak, öğretmenlik mesleğinin itibarı, güvenceli çalışma hakkı ve kamusal eğitimin temel ilkelerinin savunulmaya devam edileceği vurgulandı.



