HAKKARİ- Gür, yaptığı yazılı açıklamada, Hakkari’de ana branşlar başta olmak üzere çeşitli alanlarda öğretmen eksikliği yaşandığını, bazı illerde ise norm fazlası öğretmenlerin bulunmasının eğitim politikaları açısından üzerinde düşünülmesi gereken bir durum olduğunu ifade etti.
Hakkari’de yaşayan çocukların da ülkenin diğer illerindeki öğrencilerle aynı merkezi sınavlara girdiğini belirten Gür, eğitim imkanlarının mümkün olduğunca eşitlenmesi gerektiğini kaydetti.
Gür, “Hakkari’de doğmak bir çocuğun tercihi değildir. Ancak o çocuğa nitelikli eğitim ulaştırmak devletimizin sorumluluğudur. Çocuklarımız ayrıcalık istemiyor, adalet istiyor.” ifadelerini kullandı.
Öğretmenlerin tayin istemesinin doğal ve yasal bir hak olduğunu vurgulayan Gür, sorunun öğretmenlerin başka illere gitmesi değil, öğretmenleri sürekli olarak ayrılmaya yönelten şartlar olduğunu belirtti.
Çözümün öğretmenlerin tayin hakkını sınırlamak veya zorunlu hizmet sürelerini artırmak olmadığını savunan Gür, bunun yerine öğretmenlerin Hakkari gibi zor şartlara sahip bölgelerde gönüllü olarak daha uzun süre görev yapmasını sağlayacak ekonomik, sosyal ve mesleki imkanların geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Gür, coğrafi ve sosyal açıdan zor şartlara sahip bölgelerde görev yapan öğretmenlere “Mahrumiyet ve Zorunlu Hizmet Tazminatı” ödenmesini, barınma ve lojman imkanlarının artırılmasını, gerekli yerlerde kira desteği sağlanmasını ve hizmet puanı ile mesleki teşviklerin yeniden düzenlenmesini talep etti.
Öğretmenlerin zorla Hakkari’de tutulmasını veya kente zorunlu olarak getirilmesini istemediklerini belirten Gür, “Hakkari’mizin, öğretmenlerimizin gönüllü olarak tercih edeceği, görev yaptığı süre boyunca kendisini değerli hissedeceği ve imkan bulduğunda hemen ayrılmak zorunda kalmayacağı bir eğitim ortamına kavuşturulmasını talep ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
Gür, öğretmenlerin bölgede daha uzun süre görev yapmasının öğrencilerin, ailelerin ve kentin daha iyi tanınmasına, kurumsal hafızanın güçlenmesine ve eğitimde sürekliliğin sağlanmasına katkı sunacağını belirtti.
Mahrumiyet tazminatının yalnızca ekonomik bir ödeme olmadığını ifade eden Gür, bunun aynı zamanda öğretmenlerin fedakarlığının görüldüğünü ve emeklerine değer verildiğini gösteren bir uygulama olacağını kaydetti.
Bu taleplerin yalnızca Hakkari’ye yönelik olmadığını belirten Gür, Şırnak, Ağrı, Van ve ülkenin coğrafi ve sosyal açıdan zor şartlara sahip diğer il, ilçe ve köylerinde de benzer uygulamaların hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
Gür, “Talebimiz bölgesel bir imtiyaz değil, ülke çapında adaletli bir eğitim politikasıdır.” değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı, Milli Eğitim Bakanı ve ilgili bakanlıklara çağrıda bulunan Gür, Hakkari’deki öğretmen ihtiyacının yalnızca bir sendikanın özlük talebi olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti.
Gür, açıklamasında, “Burada çocuklarımızın geleceği, eğitimde fırsat eşitliği ve öğretmenlerimizin emeğinin karşılığının verilmesi söz konusudur.” ifadelerine yer verdi.
Eğitim-Bir-Sen Hakkari Şubesi olarak öğrencilerin eğitim hakkı ile öğretmenlerin hukukunu birlikte savunmaya devam edeceklerini belirten Gür, “Öğretmensiz sınıf kalmasın. Mahrumiyet çocuklarımızın kaderi olmasın. Öğretmenin fedakarlığı karşılıksız bırakılmasın. Bir çocuğun geleceğini doğduğu coğrafya belirlemesin.” çağrısında bulundu.



