HAKKARİ – Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Hakkari İl Örgütü, kentte yaşanan heyelan ve yolların kapanması üzerine basın açıklaması düzenledi.

Parti il binası önünde yapılan açıklamaya Hakkari Milletvekili Onur Düşünmez, DEM Parti İl Eş Başkanı Behçet Kanat, CHP İl Başkanı Suzan Çakırbeyli, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve partililer katıldı.

Basın metnini okuyan DEM Parti Hakkari İl Eş Başkanı Behçet Kanat, kentte son dönemde yaşananların yalnızca “doğal afet” olarak değerlendirilmesinin gerçeği perdelediğini belirterek şunları söyledi:

“Hakkari zor bir coğrafyadır. Dağlık yapısı, sert kış koşulları ve sonrasında ortaya çıkan heyelan riski bu kentin gerçeğidir. Tam da bu yüzden yönetim anlayışı günü kurtaran değil, riskleri öngören ve önlem alan bir perspektifle şekillenmelidir. Bugün ‘müjde’ söylemleriyle siyaset yapılmaya çalışılıyor. Ancak Hakkâri halkının ihtiyacı boş vaatler değil, somut icraattır. Üzümlü Sınır Kapısı’nın hali içler acısı. Yolun durumu zaten ortada. Daha dün ‘duble yol’ müjdesiyle açılış yapılmıştı, ancak sonuç ortadadır. Yıllardır dillendirilen projeler hayata geçirilmemiş, ekonomik kalkınma sürekli ertelenmiştir. İşsizlik had safhadadır. Hiçbir yatırım yapılmamakta, İŞKUR gibi kurumlar geçici çözümlerle halkı oyalamanın aracı haline getirilmiş, kalıcı istihdam politikaları üretilmemiştir.”

Kanat, Türkiye’nin batısında hayata geçirilen büyük projelere dikkat çekerek, “Türkiye’nin batısında ve Karadeniz’de çok daha zorlu coğrafyalarda tüneller, viyadükler ve devasa mühendislik projeleri yapılırken; Hakkâri–Van hattında aynı kararlılığın gösterilmemesi tesadüf değildir. Batıda otoyollar ve hızlı trenler yükselirken, doğuda yolların çökmesi ve sel taşkınlarının yaşanması sadece bir altyapı sorunu değil, aynı zamanda bir eşitsizlik göstergesidir. Her yıl Hakkari–Van karayolunda yaşanan kazalarda onlarca kişinin hayatını kaybetmesi bu eşitsizliğin trajik sonucudur” dedi.

Açıklamasında kamu hizmetlerine de değinen Kanat, “Kamu hizmetleri ihtiyaca göre dağıtılmalıdır. Eğer başka bölgelerde coğrafya mühendislikle aşılabiliyorsa, ilimizde neden aşılamıyor? Hakkâri halkının güvenli yol talep etmesi bir lütuf değil, en temel hakkıdır. Yol kapandığında sadece asfalt değil, hayat durur. Hastanelere ulaşamayan acil vakalar yaşam hakkı ihlalidir. Tedarik zinciri kırılır, fiyatlar artar, hem halk hem esnaf zarar görür” ifadelerini kullandı.

Yaşananların sadece ulaşım sorunu olmadığını belirten Kanat, “Bu sadece bir ulaşım sorunu değil, toplumsal bir kırılmadır. Devlet, vatandaşına hizmet sunmakla yükümlüdür. Eğer bir devlet, vatandaşının en temel ihtiyacı olan güvenli ulaşımı yıllardır sağlayamıyorsa, burada ciddi bir yönetim sorunu vardır” dedi.

Hakkari’de hayatın durma noktasına geldiğini söyleyen Kanat, “Devlet yıllardır neden alternatif yol yapamadı? Neyi bekliyor? Basit bir heyelanda 10 gündür şehre giriş yapılamıyorsa bu kabul edilemez. Birinci derece deprem bölgesindeyiz. Olası büyük bir depremde yaşanacak tabloyu düşünebiliyor musunuz? Ayrılan bütçeler kimler tarafından, hangi önceliklerle kullanıldı? Bu teknik bir imkânsızlık mı, yoksa siyasi irade eksikliği mi?” diye konuştu.

Heyelan sonucu zarar gören katı atık tesisine de değinen Kanat, şunları kaydetti:

“Bu proje çevreyi koruma ve geri dönüşüm sağlama açısından hayati öneme sahipti. Avrupa Birliği’nin yüzde 70 hibe desteğiyle hayata geçirilen bu proje, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı denetiminde yürütülmüştür. Ancak ihale ve uygulama süreçleri kayyum döneminde gerçekleştirilmiştir. Bugün yaşanan sorunlar bu süreçlerin sonucudur. Projenin işletilmesi sırasında atıkların ayrıştırılmadan eğimli alanlara dökülmesi ciddi gaz sıkışmasına yol açmıştır. Ayrıca proje alanında önceden zemin sorunları olduğuna dair iddialar bulunmaktadır.”

Kayyum uygulamalarına da değinen Kanat, “Yıllardır halkın iradesine kayyum atanması, yerelin sorun çözme kapasitesini zayıflatmıştır. Bugün yaşanan sorunlardan bu anlayışın kendini soyutlamaya çalışması trajikomiktir” dedi.

Şemdinli–Derecik yoluna dikkat çeken Kanat, “Bu yol yıllardır kaderine terk edilmiştir. Tehlikeli virajlar, çöken zemin ve kapanan yollar nedeniyle vatandaşlar büyük risk altındadır. Bu bir doğal afet değil, açık bir ihmal ve hizmet yokluğudur. Hastalar hastaneye ulaşamıyor, cenazeler iş makineleriyle taşınıyor. Bu tablo kabul edilemez. Güvenli ulaşım bir lütuf değil, haktır” ifadelerini kullandı.

Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:

“2024 yerel seçimlerinde belediyemizi kazandık. Ancak demokratik protestolarda silah kullananlara işlem yapılmazken, protestolara katılan gençler gözaltına alınmış ve tutuklanmıştır. Bu durum, demokratik hakların baskı altına alındığını göstermektedir.”

“Üç yıldır bu sorunlara ilişkin parlamentoda ve kamuoyunda girişimlerde bulunduk. Bu kayıtlar meclis tutanaklarında mevcuttur. Kimse gündem değiştirmeye çalışmasın.”

“Bu olaylarda esas sorumluluk devlet ve ilgili kurumlardadır. Ancak sorun hayati olduğu için sivil toplum kuruluşlarını da acil şekilde birlikte hareket etmeye çağırıyoruz.”

Siyasi eleştirilerin de yer aldığı açıklamada, “AK Parti içerisinde bir rant kavgası yaşandığı ve bu nedenle mesnetsiz açıklamalar yapıldığı” öne sürülerek, “Eleştirilere cevap vermek yerine konuyu saptırmak demagojidir” denildi.

Meteorolojiden uyarı: Hakkari için çığ alarmı
Meteorolojiden uyarı: Hakkari için çığ alarmı
İçeriği Görüntüle

Açıklamanın sonunda ise, “Eleştiri yapan kesimlere yönelik küçümseyici ifadeler kabul edilemez. Bu dil çözüm üretmez. Kimin ne yaptığını halkımız çok iyi bilmektedir. Horoz bizim horozumuzdur ancak başkasının kapısında ötmektedir” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamanın sonunda söz alan Hakkari Milletvekili Onur Düşünmez ise yıllardır bölgede yaşanan sorunlara dikkat çekerek şunları söyledi:

“Yıllardır bu coğrafyada çok büyük bedeller ödedik, çok acılar yaşadık. Dağdan kaya koptu, biz cenazelerimizi taşıdık. Tüneller açılmadı, çocuklarımız can verdi. Yollar yapılmadı, şarampollere yuvarlandık. Belki de dünya tarihinde ilk defa yeni yapılmış bir yolda kepçeyle cenaze taşıdık. Hakkari’nin yolları nedeniyle hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum, halkımıza başsağlığı diliyorum.

Çetin bir kışı geride bıraktık ama biliyoruz ki Hakkari coğrafyasında kışlar her zaman zorlu geçer. Yollarımız trafiğe uygun değil. Bariyerler yok, yol işaretleri yok. Defalarca dile getirmemize rağmen herhangi bir önlem alınmadı. Bu önlemleri almayanlar, bu ölümlerden sorumludur. Buna rağmen halka yön vermeye çalışıyorlar. Biraz vicdanları varsa Hakkari halkından özür dilemelidirler.

Bundan sonra söz veriyoruz; yolların yapılmamasında kimin kusuru varsa, kim haksız kazanç sağlıyorsa, kim halkın kaynaklarıyla kendine ayrıcalık oluşturuyorsa, biz onların peşinde olacağız. Bizler Meclis’te Hakkari halkını temsil eden milletvekilleriyiz. Ancak yerelde olduğu gibi Meclis’te de farklı bir düzen kurulmuş ve sadece kendi çıkarlarına göre hareket edilmektedir.

Defalarca Hakkari’nin birinci derece deprem bölgesinde olduğunu dile getirdik. ‘Hakkari gibi bir yerde neden sadece bir yol var, alternatif yol neden yapılmıyor?’ diye sorduk. Bize verilen cevapta, ‘5 bin AFAD gönüllüsü var, 112 kişi tüm eğitimleri tamamladı, bu kadroyla olası bir depremin üstesinden geliriz’ denildi. Bu yaklaşım kabul edilemez.

Alternatif yol için bütçe görüşmelerinde de konuyu gündeme getirdik. ‘Bu eksikliği görüyoruz, yolu yapacağız’ denildi ancak bugüne kadar somut bir adım atılmadı. Yaşadığımız acılar sadece bir kentin imkânsızlıklarıyla açıklanamaz. Bu durum yıllardır süregelen bölgesel eşitsizliğin sonucudur.

Buradan açıkça ifade ediyoruz: Hakkari’de yaşanan her can kaybının sorumluluğu bu ihmallerdedir. Eğer bu sorunları çözemiyorsanız, görevlerinizi bırakmalısınız. Başta ilgili bakanlıklar olmak üzere, bölgesel eşitsizliklerin sorumlularına ve Sayın Cumhurbaşkanı’na sesleniyoruz: Bir il merkezine 10 gündür ulaşım sağlanamıyor. Bu kabul edilemez.” diye konuştu.

Muhabir: Zeki DARA