HAKKARİ- Parti binasında yapılan basın açıklamasını DEM Parti İl Eş Başkanı Behcet Kanat okudu.
Kanat, AK Parti İl Başkanının kamu kurumlarının yürütmekle yükümlü olduğu hizmetleri iktidarın bir lütfu gibi sunmasının halkın aklıyla alay etmek anlamına geldiğini söyledi. Özellikle yoğun kar yağışının yaşandığı bir dönemde belediyelere yönelik suçlamaların siyasi amaç taşıdığını ifade etti.
AK Parti Hakkari İl Başkanı’nın geçtiğimiz günlerde yaptığı bir konuşmada partilerine ve belediyelerine yönelik suçlamalarda bulunduğunu ifade eden Kanat, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Biliyorsunuz bölgemiz son zamanların en yağışlı dönemini yaşıyor. Başta il merkezi olmak üzere tüm ilçe ve köylerimiz kar esaretine düşmüştür. Günlerdir devletin tüm imkân ve olanaklarına rağmen çarşı merkezi başta olmak üzere çevre yolundan Tekser’e kadar bütün mahallelerde yollar neredeyse tek şeritli açılmış, kaldırımlar ise yürünemez durumdadır. Aynı durum Çukurca ve Şemdinli ilçelerimiz için de geçerlidir.
DEM Parti olarak bu yoğun kar yağışını siyasi bir fırsat olarak asla ele almadık ve temsil ettiğimiz ahlaki-politik çizgi bunu açıkça ortaya koymaktadır. Ancak AKP’den bu ahlaki yaklaşımı elbette beklemiyoruz. Beklemediğimiz için de AKP İl Başkanının, bir milyarın üzerinde borçla kayyımdan devraldığımız Yüksekova Belediyemize ve seçilmişlerimize saldırmasına şaşırmıyoruz.
Bu açıklamalar; yıllardır halkın iradesini yok sayan kayyım politikasını meşrulaştırma, Hakkâri’nin tüm ekonomik göstergelerde son sıralarda yer almasını gizleme ve son dönemde adaletsizliklere karşı yerelde ve parlamentoda yürüttüğümüz etkili muhalefetten duyulan rahatsızlığın ürünüdür.
DEM Parti yönetimindeki belediyeler; kayyım uygulamalarının yarattığı ağır tahribata, merkezi idarenin bilinçli şekilde uyguladığı bütçe kısıtlamalarına ve idari baskılara rağmen tüm imkânlarını zorlayarak halka hizmet etmeye çalışmaktadır. Yüksekova Belediyemiz göreve geldiğinde, kayyımların yıllarca sürdürdüğü rant politikasından geriye kalan enkazı devralmıştır. Buna rağmen görevini en iyi şekilde yerine getirme çabası içindedir.
Yüksekova Belediyesi’ne kayyım döneminden bırakılan milyonlarca, hatta milyarlarca liralık borcun hesabı hâlâ verilmemiştir. Halk bu paraların nereye harcandığını, kimlerin sorumluluğunda olduğunu bilmemektedir. Hesap vermeyenlerin bugün belediyelerimizi suçlamaya kalkması siyasi ikiyüzlülüktür.
DEM Partili belediyelerin karşı karşıya kaldığı sorunların kaynağı mevcut yönetimler değil; yıllardır sürdürülen antidemokratik müdahaleler, finansal kaynakların keyfi biçimde kesilmesi ve halktan kopuk kayyım yönetimi anlayışıdır.
DEM Parti, 2024 yerel seçimlerinde Hakkâri merkez ve Yüksekova belediyelerini kazandığında kayyım atanması için Ankara’da mesai yürütenlerin bugün il ve ilçe belediyeleri hakkında söz söyleme hakkı yoktur. Kendi halkının siyasi iradesine darbe vurulması için lobi faaliyeti yürütmenin siyasi haysiyetle ne kadar bağdaştığının takdirini Hakkâri halkına bırakıyoruz.
AKP’li yöneticiler yalnızca belediyeleri değil, devletin birçok kurumunu da kendi siyasi propaganda aygıtına dönüştürmüştür. İŞKUR başta olmak üzere istihdam programları, sosyal yardımlar ve geçici çalışma projeleri iktidar temsilcileri tarafından kendi parti faaliyetleriymiş gibi sunulmaktadır. Buna rağmen ilimizdeki hayati toplumsal sorunlara kalıcı çözümler üretilememiştir.
İstihdam olanaklarından ya da sosyal yardımlardan faydalanma imkânı adeta AKP’ye üye olma şartına bağlanmıştır. Oysa kamu hizmetlerinde kullanılan tüm kaynaklar halkın vergileriyle finanse edilen devlet bütçesinden karşılanmaktadır ve hiçbir siyasi partinin özel mülkü değildir. Yoksul halkın geçim sıkıntısı üzerinden siyasi sadakat yaratmaya çalışmak açık bir emek sömürüsü ve ahlaki çöküştür.
Partimiz hakkında ileri geri konuşanlara sesleniyoruz: Siyaset yaptığınız kentte halkın iradesi mensubu olduğunuz iktidar tarafından gasp edilmişken, sokakta yürümeye bile yüzünüzün olmaması gerekir. Ancak siz adalet duygunuzla birlikte utanma duygunuzu da kaybetmişsiniz.
Ankara’da en küçük bir iktidar mensubunun önünde el pençe divan durup, Hakkâri’de kendi halkına karşı aslan kesilenler; üç kuruşluk çıkar uğruna halkına ve kimliğine yabancılaşmış kişilerdir.
Hakkâri halkı çok iyi bilsin ki bugün partimizi hedef alan çevreler aynı zamanda barış sürecinin başarısızlığa uğramasını isteyen çevrelerdir. Bugüne kadar çatışma zemini üzerinden varlık gösteren bu rantçıların en büyük korkusu, barış sağlandığında dayandıkları zemini kaybetmeleridir. Sürecin başarıya ulaşması halinde kendilerine ihtiyaç kalmayacağını çok iyi bilmektedirler. Bu kaygılarını Ankara’daki ziyaretlerinde bizzat devlet yetkililerine de dile getirmektedirler. Bu nedenle kendilerini devlete hatırlatmak ve yeni rant alanları açmak için kurumlarımıza saldırmaktadırlar.
Bilinmelidir ki bu ve benzeri kliklerin, siyasetimizi tasfiye etmek isteyenlerin elinde araçsallaştırılması nedeniyle yıllardır sürdürdüğümüz barış mücadelesi geciktirilmiştir. Son yerel seçimde Hakkâri gençliğinin gasp girişimlerine karşı başlattığı demokratik protesto haklarına, aynı zihniyetin yediden yetmişe Hakkâri halkına silahlarla saldırması hafızalarda hâlâ tazeliğini korumaktadır. Bu anlayışlar olmasaydı çözüm çok daha erken gelişecek, bunca acı ve kayıp yaşanmayacaktı. Buna rağmen bugün yürütülen çözüm arayışları halkımızın mücadelesinin sonucudur. Bu süreci sabote etmeye çalışan ve bizlere saldırarak kendilerine ekmek kapısı açmak isteyen anlayışlara meydanı bırakmayacağız.
Devletin maddi imkânları etrafında bir araya getirilen ve savaş ile ranttan beslenen, demokratik siyaset mücadelemize karşı araçsallaştırılan grupların kentimizde sürdürmeye çalıştıkları siyaset iflas etmiştir. Halkımız onurlu bir yaşama yakışmayan bu teslimiyetçi politikaları asla kabul etmemiştir, etmeyecektir.
Karayollarında kazalar nedeniyle yaşanan ölümlerin sorumlusu sizlersiniz.
Hakkâri bugün uyuşturucu ve bahis bataklığına sürüklenmişse sorumlusu sizlersiniz. Kentimizde yaşanan intiharların sorumlusu sizlersiniz. Binlerce genç işsizlik nedeniyle kahvehaneleri dolduruyorsa sorumlusu sizlersiniz. Siyasi kimlikler üzerinden adaletsizliği derinleştirerek toplumu kutuplaştıran sizlersiniz. Daha iyi sağlık hizmeti için Van’a ve Ankara’ya gitmek zorunda kalan halkın sorumlusu sizlersiniz. Bu kadar bereketli bir coğrafyada işsizlikte Hakkâri birinci sıradaysa sorumlusu sizlersiniz. Deprem uyarılarını dikkate almayıp insanların yaşamını riske atan sizlersiniz. TÜİK verilerinde kentimizin tüm istatistiklerde son sıralarda yer almasının temel sorumlusu sizlersiniz.
Çünkü 24 yıldır iktidarda olup sorunlara kalıcı çözümler üretmeyen, kamu kaynaklarını talan eden ve rant peşinde koşan sizlersiniz. Bu nedenle bizleri yargılamaya hakkınız yoktur. Sizler hesap soramaz, halka hesap vermek zorundasınız. Seçilmişlerimize, demokratik kurumlarımıza ve halkımıza dil uzatanlara asla izin vermeyeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.”
Basın açıklamasına İl Genel Meclisi Üyeleri, parti yöneticileri destek verdi.




