Hakkari’de dondurucu soğuk alarmı
Hakkari’de dondurucu soğuk alarmı
İçeriği Görüntüle

HAKKARİ -Gür, 28 Şubat’ın yalnızca askeri bir müdahale olmadığını, aynı zamanda toplumsal hayatı kuşatan kapsamlı bir baskı ve tasfiye süreci olduğunu vurguladı.
Açıklamada, dönemin milletin inancına, değerlerine ve siyasi iradesine yönelik bir müdahale olduğu belirtilerek, “Bin yıl sürecek” denilen vesayet düzeninin, milletin dirayeti sayesinde tarihin çöplüğüne atıldığı ifade edildi.
“Toplumsal Hayat Kuşatma Altına Alındı”
28 Şubat sürecinde on binlerce öğrencinin eğitim hakkının engellendiğini, binlerce kamu görevlisinin soruşturmalarla sindirilerek mesleklerinden edildiğini kaydeden Gür, 6 milyon insanın Batı Çalışma Grubu aracılığıyla fişlendiğini ve “sakıncalı” ilan edildiğini belirtti.
Başörtülü öğrencilerin üniversitelerde kurulan “ikna odaları”nda psikolojik baskıya maruz bırakıldığını, katsayı uygulamasıyla imam hatip mezunlarının mağdur edildiğini dile getiren Gür, vakıf ve derneklerin kapatıldığını, Anadolu sermayesinin baskı altına alındığını ve ekonominin ciddi zarar gördüğünü ifade etti.
Memur-Sen’in o dönemde “kamusal alan” söylemi üzerinden inanç özgürlüğünü sınırlandıran anlayışa karşı “Özgürlük İçin 10 Milyon İmza” kampanyasıyla mücadele ettiğini hatırlatan Gür, sendika olarak milli irade ve temel hak ve özgürlüklerin yanında durmaya devam ettiklerini söyledi.
“Eksik Hesaplaşma Yeni Tehditlere Zemin Hazırlar”
Açıklamada, 29 yıl geçmesine rağmen 28 Şubat süreciyle tam anlamıyla bir hesaplaşma sağlanamadığına dikkat çekildi. Darbenin askeri unsurlarının yargılandığını ancak sivil ve bürokratik ayağın bütünüyle ortaya çıkarılmadığını belirten Gür, bunun vesayetle mücadelede ciddi bir boşluk oluşturduğunu ifade etti.
Gür, 15 Temmuz Darbe Girişimi’nin, vesayet odaklarıyla eksik hesaplaşmanın doğurabileceği sonuçları açıkça gösterdiğini kaydetti.
“Unutulmamalı, Unutturulmamalı”
28 Şubat’ın yeni nesillere doğru şekilde anlatılması gerektiğini vurgulayan Gür, laiklik ilkesini toplumu dizayn etmenin aracı hâline getirmeye çalışan anlayışlara karşı toplumsal hafızanın diri tutulmasının önemine işaret etti.
Okullarda düzenlenen Ramazan etkinliklerine yönelik yasak çağrılarını da eleştiren Gür, bu tür girişimlerin 28 Şubat zihniyetinin farklı formlarda sürdüğünü gösterdiğini ifade etti.
Komisyon Çağrısı
Memur-Sen olarak çağrılarının net olduğunu belirten Gür, 28 Şubat sürecinin sivil ve bürokratik ayağıyla tam anlamıyla hesaplaşılması gerektiğini söyledi. Giderilememiş tüm mağduriyetlerin ortadan kaldırılması ve hak kaybı yaşayan tek bir kişinin dahi bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Gür, sosyal paydaşların yer alacağı bir komisyon kurulması ve dönemin tüm mağduriyetlerinin tespit edilerek gerekli telafi mekanizmalarının işletilmesi çağrısında bulundu.
Gür, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:
“Büyük Memur-Sen ailesi olarak darbeci zihniyeti unutmayacak, unutturmayacak ve sivil iradeyi her zeminde savunmaya devam edeceğiz. Milli iradeye sahip çıkan aziz milletimizi saygıyla selamlıyoruz.”

Muhabir: Hamza ER