• Hakkari26 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Çoban: Van’da ekonomik kriz çok daha derin
08 Şubat 2022 Salı 12:33

Çoban: Van’da ekonomik kriz çok daha derin

Vanlı genç iş insanı İzzet Çoban, bir kentin ekonomik dinamiğinin üretim olduğunu belirterek, Van’ın üretim anlamında yeteri kadar aktif olmadığı için ekonomik krizi daha çok derinden hissettiğini söyledi.

Yaşanan ekonomik kriz, tüm ülkede olduğu gibi Van’da da çok derin yaşanıyor. Ekonomik kriz ve pandemi nedeniyle Van’da binlerce esnaf kepenk kapatmak zorunda kaldı. Türkiye’nin en genç nüfusu olması nedeniyle, Van’da gençler arasında işsizlik oranı çok yüksek. Van, sınır kenti olmasına rağmen, sınır ticaretinden yeteri kadar yaralanamıyor. İşsizlik ve yoksulluğun çok yüksek olduğu Van’da binlerce genç inşaatlarda çalışmak için metropol kentlerine gidiyor. Bizde Van’da Türkiye’de yaşanan ekonomik kriz, işsizlik, sınır ticareti, esnafın durumuna ilişkin Vanlı genç iş insanı İzzet Çoban’la konuştuk.  1983 Van doğumlu olan İzzet Çoban, evli iki çocuk babası. Matematik öğretmenliğinden mezun olduktan sonra bir süre Van'da eğitmen olarak çalıştıktan sonraki inşaat mühendisliği fakültesini bitiren Çoban, inşaat sektörü yanı sıra tarım ve hayvancılık sektöründe de aktif olarak çalışıyor. 

Ekonomik kriz, pandemi ve kapıköy sınır kapısının kapalı olması van ekonomisini nasıl etkiledi?

Aslında bu soruyu iki ana başlık altında değerlendirmenin çok daha doğru olacağı kanısındayım. Birincisi pandemi kaynaklı ve pandemiden doğan kısıtlamalardan oluşan ekonomik daralma. İkincisi pandemi kısıtlamalarının ardından ülke genelinde ve daha çok global olan ekonomik krizin ekonomiye yansıması olarak değerlendirebiliriz. İlk ana başlıkta söylemiş olduğumuz pandemi kaynaklı kısıtlamalar maalesef ülke genelinde bir çok sektörde ekonomik daralmaya sebebiyet verirken, Van özelinde, özellikle Kapıköy Sınır Kapısının olması sebebiyle ciddi bir ekonomik çöküntüye sebep olmuştur. Pandemi döneminde birçok sınır kapısı açılmış olmasına rağmen ve Türkiye ile İran arasında uçak seferleri kesintisiz devam ediyorken Kapıköy Sınır Kapısının kapalı olması kent turizmi ve ekonomisi açısından krizi daha çok derinleştirmiştir.  İkinci husus Türkiye' de yaşanan ekonomik kriz, TL'nin döviz karşısında değer kaybetmesi ve buna bağlı olarak yüksek enflasyon ve yapılan zamlarla birlikte ülkemizde krizi halkın gündemi haline getirmiştir. Ülke genelinde hissedilen bu ekonomik buhran jeopolitik konumu sebebiyle Van' da çok daha etkili olmuştur. Çünkü özellikle akaryakıta yapılan zamlarla lojistik giderleri artmış, enerji kaynaklarına yapılan zamlarla üretim giderleri yükselmiştir. Yüksek enflasyon sonucunda sosyoekonomik olarak ülke sıralamasında maalesef son sıralarda yer alan kentimiz alım gücünün daha da düşmesiyle ekonomik buhranı iliklerine kadar hissetmiştir. 

Van'da yeteri kadar yatırım var mı? Devletin yatırımları yeterli mi?

Eğer üretim ve istihdam baz alınarak bir değerlendirme yapacak olursak şehrin jeopolitik konumu ve iklimi göz önünde bulundurulduğunda tarım ve hayvancılık kentin neredeyse tek üretim kaynaklarıdır. Yüzölçümü olarak Türkiye’nin en büyük şehirlerinden biri olan kentimizde tarım yeterince yapılamamakta üretilen ürünlerde bir marka değeri kazanamamaktadır. Bu anlamda bu açığı kapatmak adına kamunun hiçbir yatırımı maalesef ki olmamıştır. Cumhuriyet Tarihi boyunca küçükbaş hayvan yetiştiriciliği konusunda ülkenin öncü şehirlerinden biri olan Van yetiştirdiği hayvanların yünlerini işleyemediği için yakmak zorunda kalıyor. Geçmiş dönemlerde iplik fabrikasıyla aslında bu anlamda ciddi bir katma değer üretilmiş ve başarılı olunmuştur. Aynı düzlemde kundura fabrikası da deriyi işleme noktasında son derece doğru bir adım iken bu fabrikaların kapatılması kentin katma değer üretme imkanını ortadan kaldırmıştır. Bu ve benzer bir çok fabrika hemen hemen aynı dönemlerde kapatılmış ve bu açığı kapatacak başka bir yatırım yapılmamıştır.

Özel sektörün Van'da yatırımı ne durumda, Van'da devlet özel sektörü ne kadar destekliyor ya da özel sektörün gelişmesine engel mi? 

Bir önceki soruda belirttiğimiz gibi kamu yatırımları ile kapatılamayan bu açık maalesef ki özel sektör tarafından da kapatılamamıştır. Bunun yanı sıra 80 ve 90'lı yıllarda sınır ticaret hacminden onlarca kat aşağı bir sınır ticaret hacmi ile karşı karşıya olmamız sınır ticaretinde koyulan kota ve kanuni kısıtlamalardan kaynaklıdır. Bu bile tek başına özel sektörün yeterince desteklenmediğinin kanıtıdır. Özel sektörün mevcut durumunu konuşmak gerekirse tarım ve hayvancılık sektöründe kredi ve teşvikler alınmasına rağmen yatırımcıların geleceğe yönelik doğru bir şekilde kanalize edilememeleri, belki de ilgili kurumlardan yeterince danışmanlık hizmeti alamamaları sebebi ile kentte kayda değer bir marka oluşumu mümkün olmamıştır. 2011 yılında yaşadığımız Van depremi öncesinde sağlık sektöründe hizmet veren özel kuruluş sayısı depremden sonra hızla düşmüş, geçtiğimiz 11 yıl içinde de bu konuda ciddi bir açık olmasına rağmen özel sektör temsilcileri tarafından bir yatırım yapılmamıştır. O dönemden bu yana sağlık sektöründe de yatırımcıyı bekleyen ciddi bir açık söz konusudur. Hali hazırda bulunan sağlık kuruluşları özellikle pandemi döneminde çok iyi işler yapmış olmalarına rağmen sayılarının yetersizliği hem bölge halkı için hem de sağlık turizmi için ciddi bir fırsatın değerlendirilememesidir. 

Özellikle Van'da son birkaç yıldır binlerce esnaf kepenk kapattı, icralık oldu. Bu konuda esnafı bu duruma düşüren nedenler nelerdir?

5) Özellikle sınır kapısının kente etkilerinden dolayı üretim değil tüketim endeksli bir piyasa oluşturulduğu için pandemiden dolayı getirilen kısıtlamalar ve sınır kapısının kapanmasının ardından kurulan tüketim ekonomisine bağlı sistem çökmüş ve birçok işyerinin kapanmasına sebep olmuştur. Tabi ki burada hizmet sektöründe kepenk kapatan bir çok tacirin pandemi döneminde yeterince destek alamaması bunun ötesinde hali hazırda bulunan borçlarını ödeyememelerine yol açmıştır.

Van'da ekonomik krizin etkisi ne kadar büyük? Özellikle Genç bir nüfusa sahip olan bu kentte işsizlik oranı ne kadar, neden gençler arasında yoğun bir göç var?

Bir kentin ekonomik dinamiği üretimdir ve Van üretim anlamında yeteri kadar aktif olmadığı için krizi daha çok derinden hissetmiştir. Genç nüfus oranı Türkiye ortalamasının üzerinde olan Van doğru orantılı olarak genç işsizlik oranında da Türkiye ortalamasının üzerindedir. Gerek kalifiye çalışanın emeğinin karşılığını alamaması gerek yetişen yeni iş gücünün istahdamını karşılayacak yeterli alanların olmayışı ve maalesef ki  liyakat sorunu gibi bir gerçekliğimizin olması da genç nüfusun gelecek kaygısıyla göçe yönelimini arttırmaktadır.

Genç bir iş insanı olarak Van TSO başkan adayı olmak, Van TSO üyelerine, işsizliğe, Van'a cevap olabiliyor mu?

Biz çalışmalarımıza genç olan bir ekiple "Gençlikte Hayat Var" mottosuyla başladık. Gençliğin dinamizmi ve idealist bakış açısıyla kent sorunlarına çözüm bulacağımıza olan inancım tamdır. Van TSO üyelerinin çağa entegre olabilmeleri adına ve inovatif sistemleri ticari hayatlarına yansıtabilmeleri için sektörel bazda eğitim ve çalışmalarımız olacaktır. Gerek il bazında gerek yurt içi ve yurtdışından alacağımız desteklerle üyelerimizi desteklemeyi ve öncü girişimler yapmayı planlamaktayız. Toprağa ve geleneksel üretime  modern bakış açısı ile  hızlı bir dönüş yaparak tarım, hayvancılığın ve buna bağlı sektörlerin yeniden inşasıyla marka değeri yüksek üretim sahaları oluşturacağız. Bunların yapılması ile beraber sac ayakları oturtulmuş bir ekonomide işsizlik bir sorun olmaktan kendiliğinden çıkacaktır. Tüm bileşenleri ile yönetimini üstleneceğimiz adil ve eşit bir yönetim biçimiyle, üretim endeksli doğru bir yapıyla, istihdamı ve sürdürülebilir, sağlam bir ekonomiyi mümkün kılacağız. Birlikte Çok Daha Güçlüyüz.

HABER: Ercan Öksüz

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Hakkari İl Sesi Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim