Albaraka İslami finans zirvesinde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Son 21 yılda Türk ekonomisine tarihi başarılar yaşatmış bir hükümet olarak katılım finans alanında ülkemizi hak ettiği yere getireceğiz. Özellikle Asya, Avrupa ve Afrika'nın tam kalbinde yer alan İstanbul'u küresel finans ve katılım finans merkezlerinden biri yapacağız. Burada bulunan kardeşlerimiz çok iyi biliyor ki Türkiye'ye güvenen hiç kimse pişman olmadı. Kazandırarak kazanmayı amaçlayan hiçbir müteşebbis, ülkemize yatırım yaptığı için sonradan nedamet duymadı. Bundan sonra da kazan kazan temelinde iş birliklerimizi ilerleteceğiz. Türkiye'nin ekonomisine, üretimine, istihdamına, ihracatına, finans sektörüne katkı sağlamayı amaçlayan her türlü girişime destek vereceğiz" dedi.


İslam ülkeleriyle iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan birinci Albaraka İslami Finans Zirvesi'nin açılış töreni Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla Lütfü Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Salonunda gerçekleştirildi. Tören'de Erdoğan'ın yanı sıra Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Albaraka Forumu Mütevelli Heyeti Başkanı Şeyh Abdullah Saleh Kamel, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, ICYF Başkanı Taha Ayhan, İstanbul Valisi Davut Gül, İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atilla Arkan, Türkiye Varlık Fonu Başkanı Sayın Salim Arda Ermut ile çok sayıda diplomat ve şirket yöneticisi hazır bulundu. Çamlıca Camii imam hatibi İshak Şahin'in Kuran-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda Cumhurbaşkanı Erdoğan katılımcılara konuşma yaptı. Açılış konuşmalarının ardından stratejik partnerler arasında iş birliği anlaşması imzalandı.

Yüksek sıcaklık ve nem uykunun "baş düşmanları" Yüksek sıcaklık ve nem uykunun "baş düşmanları"


"İSTANBUL FİNANS MERKEZİ BU ÇABALARIMIZIN ADETA SEMBOLÜ OLUYOR"

Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye Albaraka Zirvelerinin ilk kez ev sahipliğini yapıyor. İslam ekonomisine dair küresel düzeyde öngörüler, temel yapı taşları ve ihtiyaçlar temasıyla düzenlenen bu seneki zirvenin başarılı geçmesini sektörümüz açısından hayırlara vesile olmasını diliyorum. 75 farklı ülkeden yaklaşık 1500'den fazla katılımcıyı inşallah zirve münasebetiyle Türkiye'de misafir edeceğiz. Seçkin isimleri, yatırımcıları, yöneticileri ve uzmanları bir araya getiren zirvenin ülkemizde İslami finans ve katılım sektörünün büyümesine ivme kazandıracağına inanıyorum. İki gün boyunca zirvede konuşulacak, tartışılacak başlıklara baktığımızda kapsamlı bir hazırlığın yapıldığını görüyoruz. İslam ekonomisinin tarihi serencamından ahlaki ilkelerine, İslami yatırım araçlarından sürdürülebilir büyümeye, kar odaklı teşebbüslerden vakıf ve zekat müessesesine kadar geniş bir yelpazede belirlenen paneller yol gösterici tartışmalara zemin olacaktır. Kıymetli fikirleriyle zirveye katkı sunan tüm katılımcılara şimdiden teşekkür ediyorum" dedi.


 

Böyle bir zirvenin ülkemizde düzenlenmesinin önemli olduğunun altını çizen Erdoğan, "Doğu- Batı arasında tarih boyunca ticari ve beşeri köprü vazifesi üstlenen Türkiye finansal piyasalar arasında da aynı rolü oynamaya başladı. Geçen sene hizmete açtığımız İstanbul Finans Merkezi bu çabalarımızın ve vizyonumuzun adeta bir sembolü oldu. İstanbul'un finans ve İslami finans alanında büyük bir potansiyele sahip olduğunu, uluslararası yatırımcılar da tasdik ediyor. Albaraka Zirvesi inşallah İstanbul'un bölgesel finans merkezi konumunu küresel düzeye çıkarmaya matuf çabalarımızı destekleyecektir. Zirvenin İslami ekonomi sisteminin temel taşı olarak İslami finansın etik standartlarının daha iyi anlaşılmasına vesile olacağını düşünüyorum. Bunun yanında global ölçekte İslam ekonomisine yönelik hizmet ve ürün pazarlarının keşfedilmesine zirvenin yardımcı olacağı kanaatindeyim. Zirvenin şimdiden hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiyeye güvenen hiç kimse pişman olmadı
"DÜNYADA NİZAMI SAĞLAMAKLA MÜKELLEF YAPILARIN ADALETSİZ VE ÇARPIK KARAKTERİ BİR KEZ DAHA ORTAYA ÇIKMIŞTIR"

Erdoğan, "Son yıllarda dünyamız köklü bir dönüşüm sürecinden geçiyor. 2.Dünya Savaşı sonrası kurulan ekonomik, askeri ve siyasi sistemin temelleri her yeni gelişmeyle birlikte daha şiddetli sarsılıyor. Şunu çok net görebiliyoruz. Uluslararası sistemde denge kaybolmuş, belirsizlik artmış, istikrarsızlık ve kaos dünyanın hakim rengi haline gelmiştir. Koronavirüs salgınının yol açtığı tahribatın enkazı kaldırılmadan Rusya-Ukrayna Savaşı patlak vermiş, bunu 7 Ekim'de Gazze krizi izlemiştir. İsrail'in yaklaşık 8 aydır tüm insanlığın gözü önünde Gazze'de işlediği toplu katliamlar küresel düzenin acziyetini gözler önüne sermiş, mevcut kurumlara olan güveni sarsmıştır. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi başta olmak üzere dünyada nizamı sağlamakla mükellef yapıların adaletsiz ve çarpık karakteri bir kez daha ortaya çıkmıştır. Açıkça söylemek gerekirse şu an dünyada mazlumu koruyacak, zalimi durduracak, zulmün önüne geçecek bir kurumsal mekanizma yoktur. Küresel güvenliğin teminatı olarak yıllardır bize anlatılan kurumlar, büyük bir zaaf içindedir" diye konuştu.

Kaynak: DHA